SİYASET

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Kılıçdaroğlu’na sert açıklama

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Başkanlık sistemine geçişin dönüm noktası olan 16 Nisan referandumu gecesine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Oğuzhan Uğur’un moderatörlüğünü yaptığı “Mevzular Açık Mikrofon”da dikkat çekici açıklamalar yaptı.

16 Nisan referandumu gecesi Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) mühürsüz oyları geçerli sayma kararını "anayasaya karşı bir darbe" olarak nitelendiren Özdağ, mevcut rejimin kalıcılaşmasında dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve parti yönetiminin doğrudan sorumluluğu olduğunu ileri sürdü. Özdağ, "Bu rejimi Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu birlikte kurdular" dedi.

"YÜKSEK SEÇİM KURULU ANAYASAYA KARŞI DARBE YAPTI"

Konuşmasında bugünkü sistemin miladı olarak 16 Nisan referandumunu işaret eden Ümit Özdağ, YSK'nın o gün aldığı mühürsüz oyların geçerli kabul edilmesi yönündeki kararının açık bir yasa ihlali olduğunu vurguladı. Yasaların sadece TBMM tarafından değiştirilebileceğini hatırlatan Özdağ, süreci şu sözlerle eleştirdi:

"Bu yasa diyor ki bir oyun geçerli kabul edilebilmesi için arkasında mühür olması gerekiyor. Bitti. Bu yasayı Meclis toplanıp değiştirmeden ne YSK ne de yüksek yargı organlarının hepsi bir araya gelse değiştiremez. Yani Yüksek Seçim Kurulu anayasaya karşı darbe yaptı, TBMM'nin yetkisini gaspetti. Bu, çok açık kirli bir referandumdur."

"SÖĞÜTÖZÜ'NDE ÇAYLARINI İÇTİLER, SONRA EVLERİNE GİTTİLER"

Referandum gecesi karara tepki göstermek amacıyla tek başına YSK binasına gittiğini ve dönemin YSK Başkanı ile görüştüğünü belirten Özdağ, o anlarda ana muhalefet partisinin takındığı tavrı eleştirdi.

CHP'li 100'ün üzerinde milletvekilinden hiçbirinin YSK önüne gelmediğini ifade eden Zafer Partisi lideri, "Gençler toplanmış, tepkiler yükseliyorsa ben milletvekili olarak oradaydım. Peki bu arada ana muhalefet partisi ne yapıyordu? Bir tanesi, genel başkanları da dahil YSK’nın önüne gelmedi. Söğütözü’nde çaylarını içtiler, sonra evlerine gittiler" diye konuştu.

"DOSYAYI AİHM'E GÖTÜRMEDİLER"

Sürecin hukuki boyutunda CHP'li hukukçu Atilla Kart’ın hazırladığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dosyasının parti yönetimi tarafından engellendiğini iddia eden Özdağ, CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın müdahalede bulunduğunu öne sürdü. Özdağ, Atilla Kart’ın bu durumu gazeteci Nevşin Mengü’nün programında da itiraf ettiğini belirterek, "Uçağa giderken telefon açıp 'Başvuruyu CHP adına değil, kendi adına yapıyorsun' dediler. Dosyayı AİHM’e götürmediler. Ben tek başıma götüremezdim. İşte bu yüzden bu rejimi Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu birlikte kurdular" dedi.

"CAN KORKUSUYLA ANAYASA SAVUNULMAZ"

CHP'nin referandum sonrasında başlattığı "Adalet Yürüyüşü" zamanlamasını da hedef alan Özdağ, dönemin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Yolda silahlı adamlar vardı, ateş açılacaktı" yönündeki açıklamalarına çok sert tepki gösterdi:

"Bu felaket bir açıklama. 'Biz anayasanın ihlal edildiğini biliyoruz ama canımızdan korktuğumuz için müsaade ettik' demektir bu. Eğer sen anayasayı savunacak kadar yürekli değilsen ve canından ötürü buna göz yumuyorsan, bana muhalefetim deme. Söğütözü’nden Sıhhiye’ye (YSK önüne) yürüseydiniz, Ankara’dan İstanbul’a yürümek zorunda kalmayacaktınız. Böyle muhalefetlik yapılmaz."