Karamahmutoğlu, söz konusu kararın yalnızca CHP'yi değil, Türkiye'nin çok partili demokratik siyasal hayatını hedef aldığını savundu.
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Karamahmutoğlu, son dönemde yaşanan gelişmeleri "darbeler silsilesi" olarak nitelendirerek, ilk olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreci ve son olarak CHP'ye ilişkin mahkeme kararıyla devam ettiğini öne sürdü.
YARGI SİYASETİ DİZAYN ETME ARACI OLAMAZ
CHP Kurultayı'nın yargı kararıyla geçersiz sayılmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade eden Karamahmutoğlu, "Alınan mutlak butlan kararı bize göre açık bir siyasal darbe girişimidir. Yargı, ülke siyasetine doğrultulmuş silahların mermisi olamaz. Hukukun geriye dönük işletilmesi hukuk güvenliğine vurulmuş ağır bir darbedir" dedi.
Kararın seçim hukukunu da tartışmalı hale getirdiğini savunan Karamahmutoğlu, siyasi parti kurultaylarının ve seçim sonuçlarının denetlenmesi konusunda nihai yetkinin Yüksek Seçim Kurulu'na ait olduğunu belirtti.
"AKP MUHALEFETİ DEVLET GÜCÜYLE BASKI ALTINA ALIYOR"
İktidarın oy kaybı yaşadığını öne süren Karamahmutoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin muhalefet partilerini yargı ve devlet imkanlarıyla baskı altına almaya çalıştığını iddia etti.
Karamahmutoğlu, "AKP oylarını artıramayınca karşısındaki muhalefet kanadını dağıtmak için siyaset dışı araçlarla saldırıya geçiyor. Rakipsiz parti olma yolunda devlet gücüyle muhalefet partilerini müdahale altına alıyor" ifadelerini kullandı.
Basın toplantısında terörle mücadele ve yeni yasa hazırlıklarıyla ilgili tartışmalara da değinen Karamahmutoğlu, DEM Parti tarafından gündeme getirilen bazı açıklamaları eleştirerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın görüşleri doğrultusunda yasa hazırlayacağı yönündeki iddialara tepki gösterdi.
DOĞU AKDENİZ VE KIBRIS UYARISI
Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karamahmutoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Hindistan ile geliştirdiği askeri iş birliği ve BrahMos füze sistemi alımına ilişkin iddiaların Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Doğu Akdeniz'de askeri dengenin bozulduğunu öne süren Karamahmutoğlu, Türkiye'nin Mavi Vatan'daki hak ve menfaatlerini koruyacak adımların atılması gerektiğini ifade etti.
İzmir'in Buca ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen gözaltılarla ilgili soruya da yanıt veren Karamahmutoğlu, son dönemde belediye başkanlarına yönelik operasyonların olağan hale getirildiğini savundu.
Türkiye'nin "siyasal sıkıyönetim" benzeri bir süreçten geçtiğini öne süren Karamahmutoğlu, muhalefet temsilcileri, gazeteciler ve kanaat önderlerine yönelik yargı süreçlerinin toplum üzerinde baskı oluşturduğunu iddia etti.
Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, Türkiye'nin yeniden demokratik parlamenter sisteme dönmesi gerektiğini belirterek, hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.





