Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Norveç'in Tromso kentinde düzenlenen "Arktik Sınırları 2026" Konferansı'nın "Arktik'teki Mevcut Durum" başlıklı oturumunda konuşma yaptı.
Yüksek Kuzey'in "yüksek gerilimli bir dönemden" geçtiğini belirten Kallas, Arktik bölgesinin transatlantik güvenlik açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkati çekti.
Kaja Kallas, "Bu bölge daha fazla dikkat, daha fazla kaynak ve daha fazla sert güç gerektirecektir." değerlendirmesinde bulundu.
"ARKTİK RUS FÜZELERİ İÇİN BİR TEST ALANI HALİNE GELDİ"
AB'nin Arktik'e yönelik ilk stratejisinin, 2008 yılında iklim, balıkçılık ve araştırma konularına odaklandığını daha sonra, 2021 yılında yeni bir Arktik stratejisi kabul edildiğini anımsatan Kallas, "Bu stratejiyi kabul ettikten bir yıl sonra, en büyük Arktik ülkesi olan Rusya, Ukrayna'ya karşı tam ölçekli bir savaş başlattı. Bu savaş Avrupa genelinde gerilimleri artırdı, Arktik'te de öyle. Moskova, Yüksek Kuzey'de Sovyet döneminden kalma askeri üsleri yeniden açtı ve modernize etti. Dünyadaki en büyük nükleer silah yoğunlaşmalarından biri, Norveç sınırının hemen karşısında bulunuyor. Arktik, aynı zamanda Rus füzeleri için bir test alanı haline geldi. Avrupa, bölgede yıllardır süren Rus askeri yığınağını telafi etmek zorunda." diye konuştu.
Kallas, bugün ise AB'nin kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın teşvik edilmesinden yerli halkların güçlendirilmesine, Arktik işbirliğinin geliştirilmesinden inovasyon ve girişimciliğin desteklenmesine, sivil koruma kapasite ve kabiliyetlerinin artırılmasına kadar geniş bir alanda canlı ve aktif bir angajmana sahip olduğunu dile getirdi.
"GRÖNLAND SADECE ABD İÇİN DEĞİL, AB İÇİN DE STRATEJİK ÖNEME SAHİP"
Dünyanın değiştiğini ve bunun en açık görüldüğü yerlerden birinin de Arktik bölgesi olduğunu ifade eden Kallas, "Bu durum, ABD'nin düşünce yapısındaki köklü değişimi ve transatlantik ilişkilerdeki yapısal dönüşümü de yansıtmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Kaja Kallas, AB'nin ABD açısından Grönland'ın stratejik önemini anladığını aktararak, Grönland'ın AB için de stratejik öneme sahip olduğunun altını çizdi.
Grönland'ın yakınından geçen kilit denizaltı kablo hatlarının, küresel ekonomi için hayati öneme sahip kritik ham maddelerin ve Rusya'dan fırlatılabilecek balistik füzeler için en kısa uçuş rotasının Yüksek Kuzey üzerinden geçtiğini belirten Kallas, "Ancak biz, Yüksek Kuzey'in bu topraklarda binlerce yıldır yaşayan yerli halklar tarafından mesken tutulduğunu kabul ediyoruz. Aynı zamanda toprak bütünlüğüne ve uluslararası alanda kabul edilmiş sınırlara inanıyoruz ve açıkça söylüyoruz: Grönland, Grönland halkına aittir." vurgusunu yaptı.
Kallas, transatlantik ilişkilerdeki gerilimin birkaç hafta öncesine kıyasla azalmış durumda olduğunu ancak bundan sonra ne olacağı ya da bir sonraki anlaşmazlığın ne zaman ortaya çıkacağı konusunda çok az netlik bulunduğunu dile getirdi.
Bu nedenle AB'nin, Grönland'ın yanında olduğunu kaydeden Kallas, "Üye devletimiz Danimarka'nın yanındayız ve Birleşmiş Milletler Şartı'na bağlıyız. Grönland'ın geleceği, Grönland halkı ve Danimarka tarafından belirlenecektir." ifadesini kullandı.
"YENİ BİR AB ARKTİK POLİTİKASININ ZAMANI GELDİ"
Kallas, "Yaşadığımız çağı ve görmek istediğimiz dünyayı yansıtan yeni bir AB Arktik politikasının zamanı gelmiştir. Buna, AB için de güvenli olacak bir Arktik de dahildir. Bu yaklaşımın Arktik'te güçlü ortaklıklara dayanması hayati önemdedir." diye konuştu.
Diğer taraftan NATO'nun, Avrupa'daki güvenliğin temel taşı olmaya devam ettiğini anlatan Kallas, NATO müttefiki olan AB üyesi ülkelerin, Arktik dahil olmak üzere AB'nin güvenlik kaygılarının NATO tarafından belirlenen önceliklerle uyumlu olmasını sağlamada kritik bir role sahip olduğunu aktardı.
Kallas, Arktik güvenliğinin yalnızca askeri bir mercekten tanımlanamayacağı uyarısında da bulunarak, Arktik güvenliği için dirençli toplumların, öngörülemez bir çevrede hayat kuran insanların ve sürdürülebilir yaşamın göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
AB Yüksek Temsilcisi Kallas, "Güvenli, emniyetli, yaşanabilir ve müreffeh bir Arktik, küresel bir ortak değerdir" diyerek, AB'nin, Arktik ülkeleriyle birlikte bu hedef için çalışmaya devam edeceğinin altını çizdi.