Küresel finans piyasalarının temel taşı olan ABD doları, 2025 yılını son yılların en zayıf performansıyla geride bıraktı. Majör para birimlerinden oluşan sepete karşı doların gücünü temsil eden Dolar Endeksi (DXY), yılı yüzde 9,4’lük bir değer kaybıyla tamamlayarak 2017’den bu yana görülen en sert yıllık düşüşe imza attı. Bu gerileme, yatırımcıların dolara olan güveninin sarsıldığı ve küresel sermayenin alternatif adresler aramaya başladığı bir yıl olarak kayıtlara geçti.
TRUMP VE FED ARASINDAKİ GERİLİM PİYASALARI SARSTI
Dolar üzerindeki baskının en önemli nedenlerinden biri, Washington’da yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlikler oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı korumacı ticaret politikaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik sert eleştirileri, piyasalarda tedirginlik yarattı. Trump’ın Powell’ı görevden alma ihtimalini gündeme taşıması ve Fed’in bağımsızlığına dair soru işaretleri, doların "güvenli liman" statüsüne zarar verdi. ABD Merkez Bankası (Fed), ekonomik yavaşlama sinyalleri üzerine yıl genelinde üç kez faiz indirimine giderek doların faiz avantajını zayıflattı.
JAPON YENİ VE MAJÖR PARA BİRİMLERİNİN YÜKSELİŞİ
Doların zayıfladığı bu süreçte, rakipleri olan para birimleri daha güçlü bir duruş sergiledi. Özellikle Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) yıllardır sürdürdüğü ultra gevşek para politikasından vazgeçerek faiz artırım döngüsüne girmesi, Japon Yeni’ni dolar karşısında yeniden cazip hale getirdi. Benzer şekilde, Avrupa ve İngiltere merkez bankalarının faiz indirimlerinde Fed kadar agresif davranmaması, sermayenin Euro ve Sterlin varlıklarına kaymasına yol açtı.
UZMANLARDAN 2026 İÇİN SERMAYE ROTASI ANALİZİ
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Kutay Gözgör, küresel likidite akışındaki bu değişimi, yatırımcıların reel getiri arayışına bağlıyor. Gözgör, Fed’in faiz indirimlerinin doları besleyen avantajı ortadan kaldırdığını ve bu durumun gelişmekte olan piyasalar için yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtiyor.
Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes ise 2026 yılı için ihtiyatlı bir beklenti içinde. Juckes, ABD ekonomisinin dirençli kalması durumunda doların önümüzdeki yıl yeniden toparlanma ihtimalinin bulunduğunu, ancak bunun büyük oranda hisse senedi piyasalarındaki stabiliteye bağlı olduğunu vurguluyor.





