ABD Çalışma Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, küresel piyasaların odağındaki enflasyon rakamlarını gün yüzüne çıkardı. Tüketici fiyatları, şubat ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2.4 oranında artış göstererek ocak ayındaki seviyesini korudu. The Wall Street Journal tarafından ankete katılan ekonomistlerin beklentileriyle tam bir uyum sergileyen bu tablo, kısa vadeli bir istikrara işaret etse de uzmanlar ufukta yeni risklerin belirdiğine dikkat çekiyor.
ÇEKİRDEK GÖSTERGELER ÖNGÖRÜLERLE PARALEL SEYREDİYOR
Ekonominin genel sağlığını anlamak adına büyük önem taşıyan ve oynak gıda ile enerji kalemlerini dışarıda bırakan çekirdek enflasyon verileri de netleşti. Şubat ayında yıllık bazda yüzde 2.5 artış kaydeden çekirdek fiyatlar, piyasa öngörüleri doğrultusunda gerçekleşti. Ancak bu sakin seyir, enerji piyasalarındaki son hareketlilik nedeniyle yerini endişeli bir bekleyişe bırakmış durumda. Özellikle İran ile yaşanan gerilimlerin ardından petrol fiyatlarında gözlenen sert dalgalanmaların, Mart ayı itibarıyla enflasyon sepetini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
PETROL FİYATLARINDAKİ SIÇRAMA ENFLASYON HESAPLARINI DEĞİŞTİRİYOR
Enerji piyasasındaki hareketlilik rakamlara çarpıcı bir şekilde yansıyor. Şubat ayında ortalama 65 dolar seviyesinde seyreden ABD ham petrol vadeli işlemleri, Mart ayı içinde ortalama 82 dolar bandına kadar tırmandı. RSM Başekonomisti Joseph Brusuelas’ın analizlerine göre, petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış genel enflasyon verisine yaklaşık 0.2 puanlık bir ek yük getiriyor. Bu durum, önümüzdeki aylarda açıklanacak raporlarda enflasyonun yukarı yönlü ivmelenmesinin en temel gerekçesi olarak gösteriliyor.
VERİLERDEKİ TEKNİK ETKİ VE KONUT MALİYETLERİ
Enflasyonun mevcut seviyesinin gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığına dair ciddi teknik veriler de mevcut. Geçen yıl yaşanan hükümet kapanışı sebebiyle ekim ayına ait konut maliyeti verilerinin eksik kalması, yıllık enflasyon rakamlarını yapay bir şekilde düşük tutuyor. Uzmanlar, bu teknik etkinin nisan ayı raporuyla birlikte ortadan kalkacağını ve ölçülen enflasyonun daha net bir şekilde yükseleceğini öngörüyor. Öte yandan savaşın nakliye maliyetleri üzerindeki dolaylı etkileri; gübre, kimyasallar ve endüstriyel girdiler gibi pek çok kalemdeki maliyet artışı riskini de beraberinde getiriyor.
FED’İN YÜZDE 2 HEDEFİ VE CUMA GÜNÜNÜN ÖNEMİ
Federal Rezerv (Fed) yetkililerinin para politikası kararlarında öncelikli olarak takip ettiği Ticaret Bakanlığı verileri, enflasyonla mücadelenin henüz bitmediğini kanıtlıyor. Hükümet kapanışı nedeniyle geciken ve cuma günü kamuoyuyla paylaşılacak olan ocak ayı verilerinde, genel fiyat artışının yüzde 2.9, çekirdek fiyat artışının ise yüzde 3.1 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Fed’in resmi yüzde 2 enflasyon hedefinden hala oldukça uzak olan bu rakamlar, enerji fiyatlarındaki artışın tüketici beklentilerini tetikleme riskiyle birleşince, merkez bankasının sıkı duruşunu bir süre daha koruyabileceği sinyalini veriyor.





