ABD'nin Evanjelist kökenli İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Amerikalı muhafazakâr gazeteci Tucker Carlson'ın programında yaptığı açıklamalarla diplomatik sınırları aşan büyük bir skandala imza attı. İsrail'in Gazze'deki eylemlerini kayıtsız şartsız savunan 71 yaşındaki Huckabee, röportaj boyunca hem dini referanslara dayalı "Büyük İsrail" projesini haklı çıkarmaya çalıştı hem de sivil ölümlerine dair tüyler ürperten ifadeler kullandı.
"TANRI VERDİ, HEPSİNİ ALMALARI İYİ OLUR"
Carlson’ın, İsrail'in Nil Nehri'nden Fırat Nehri'ne kadar uzanan "vadedilmiş topraklar" iddiasını gündeme getirmesi röportajın en çarpıcı anlarından biriydi. Carlson, bu sınırların Mısır, Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suudi Arabistan'ın bir kısmını kapsadığını hatırlatarak "Bu, tüm Ortadoğu'yu almak anlamına geliyor" itirazında bulundu.
Huckabee'nin bu tespite yanıtı ise oldukça net ve kışkırtıcıydı: "İsrail’in onların hepsini alması iyi olurdu, çünkü Tanrı onu onlara verdi." ABD'nin bu yayılmacı politikayı neden desteklemesi gerektiği sorusuna ise Büyükelçi, durumu tamamen dini bir çerçeveye oturtarak "Çünkü İncil böyle diyor ve bu kutsal bir hak" sözleriyle karşılık verdi.
ÇOCUK ÖLÜMLERİNE KAN DONDURAN SAVUNMA
İsrail'in Gazze'de on binlerce çocuğu hayattan koparmasına yönelik eleştiriler de Carlson tarafından sert sorularla masaya yatırıldı. Carlson'ın 14 yaşındaki çocukların ölümüyle ilgili ısrarlı soruları üzerine Huckabee, önce "Silah tutuyorsa, Tanrı onlara yardım etsin" dedi, ardından uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekecek şu cümleyi kurdu:
"İsrail isteseydi Gazze’deki tüm çocukları bir günden kısa sürede öldürebilirdi ama yapmıyor." Huckabee ayrıca, katliamların ardından Gazze'nin yeniden inşası için İsrail'in tek bir kuruş bile ödememesi gerektiğini, 7 Ekim saldırılarıyla İsrail'in zaten yeterince bedel ödediğini savundu.
ABD İSRAİL İÇİN SAVAŞA MI SÜRÜKLENİYOR?
Eski Arkansas Valisi Huckabee, ABD'de İsrail adına casusluk yapmaktan tutuklanan Jonathan Pollard ile Büyükelçilikte gerçekleştirdiği görüşmenin sızdırılmasına da değindi. Güvenlik kameralarının varlığını gerekçe göstererek bunun "gizli bir görüşme" olmadığını ileri sürdü.
Carlson'ın İsrail'in çalıntı ABD malzemeleriyle geliştirdiği iddia edilen nükleer silah programını hatırlatması ve "Neden Amerikan askerlerini İsrail'in savaşları için feda edelim?" sorusu üzerine Huckabee, İsrail'i aklamaya çalıştı. Asıl tehdidin 47 yıldır "Amerika'ya ölüm" diyen İran olduğunu iddia eden Büyükelçi, nükleer programın barış için bir caydırıcılık unsuru olduğunu ve İsrail'in ABD çıkarlarını koruduğunu öne sürdü.
İKİ ZIT KUTBUN ÇARPIŞMASI
Söz konusu röportaj, aynı zamanda ABD sağındaki iki farklı dış politika vizyonunun kıyasıya çarpışmasına sahne oldu. "İsrail, sınırlarımız dışındaki en büyük yükümüz" diyerek Amerika merkezli bir politika savunan Tucker Carlson'ın sorgulayıcı tavrına karşı; eski bir Evanjelist vaiz olan Mike Huckabee, Yahudileri 'seçilmiş halk' olarak gören inancı doğrultusunda fanatik bir İsrail savunuculuğu sergiledi.








