Küresel piyasalarda enflasyon kaygılarının yerini temkinli bir bekleyişe bırakmasıyla birlikte altın fiyatları çarşamba günü yeniden yükseliş ivmesi kazandı. Yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin ipuçlarını yakalamak amacıyla hafta boyunca açıklanacak kritik ekonomik verilere odaklandığı bu süreçte, spot altın güne değer kazancıyla başladı. TSİ 06:54 itibarıyla ons başına 5 bin 199 dolar seviyelerini gören değerli metal, jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerin gölgesinde güvenli liman olma özelliğini korumaya devam ediyor. Öte yandan, piyasalardaki hareketlilik sürerken altın ons fiyatı TSİ 09:37 itibarıyla günlük yüzde 0,18’lik bir artışla 5 bin 202 dolar seviyesine yükselerek pozitif seyrini korudu.
6 BİN DOLARI AŞMASI KUVVETLİ İHTİMAL
Metals Focus’un Singapur Genel Müdürü Nikos Kavalis, enflasyon endişelerinin azalmasının altının riskten korunma ve güvenli liman özelliklerini tekrar sahneye çıkardığını belirtti. Mevcut fiyat seviyelerinden itibaren iyimser beklentilerini koruduklarını ifade eden Kavalis, altının ons başına 6 bin dolar sınırını aşmasının bu yılın üçüncü veya dördüncü çeyreğinde oldukça kuvvetli bir ihtimal olduğunu vurguladı. Uzmana göre bu yükseliş ivmesi, önümüzdeki yılın başında çok daha yüksek seviyelere kapı aralayabilir.
FED’İN KRİTİK VERİLERİ PİYASALARIN RADARINDA
Altın piyasasının kısa vadeli yönünü tayin edecek en önemli gelişme ABD’den gelecek ekonomik veriler olacak. Piyasalar şu an dikkatini gün içinde açıklanacak olan şubat ayı ABD tüketici fiyat endeksine ve cuma günü paylaşılacak olan Fed’in favori enflasyon göstergesi Kişisel Tüketim Harcamaları endeksine çevirdi. BlackRock iShares Amerika Yatırım Stratejisi Başkanı Kristy Akullian, değerli metallerin son aylarda benzeri görülmemiş kazançlar elde etmesine ve daha volatil bir sürece girmesine rağmen boğa piyasasının sona ermekten çok uzak göründüğünü belirtti. Akullian’a göre yaşanan sert hareketler rallinin gücünü ve aynı zamanda barındırdığı stratejik fırsatları temsil ediyor.
KÜRESEL BORÇ YÜKÜ VE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER
Altın fiyatlarını yukarı iten temel nedenler arasında, dünya genelinde endişe verici boyutlara ulaşan hükümet borçları ilk sırada yer alıyor. ABD’de federal borcun GSYH’nin yüzde 120’sini aşması ve yıllık bütçe açıklarının yüksek seyretmesi yatırımcıyı güvenli limanlara itiyor. Japonya, İngiltere ve Fransa gibi gelişmiş ekonomilerde de borç oranlarının yüzde 100’ü geçmesi, altına olan talebi körüklüyor. Ayrıca uluslararası jeopolitik belirsizlikler ve küresel yeniden yapılanma süreçleri, değerli metalleri sadece bir sığınak değil, aynı zamanda vazgeçilmez bir portföy dengeleyici haline getiriyor.
PORTFÖYLERDE STRATEJİK DENGELEYİCİ ROLÜ
Hisse senedi değerlemelerinin düştüğü dönemlerde portföy çeşitlendirmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, altının bu süreçteki asimetrik başarısına vurgu yapıyor. 2020 yılından bu yana S&P 500 endeksinin yüzde 5’ten fazla değer kaybettiği aylarda altının ortalama yüzde 2 getiri sağlaması, bu varlığın kriz dönemlerindeki gücünü kanıtlıyor. Değerli metallerin yatırımcı portföylerindeki yeri, özellikle piyasa stresinin arttığı ve volatilite farklarının yüzde 100’leri aştığı bu yeni aşamada çok daha kritik bir boyuta ulaşıyor.