YAŞAM

Anne yüreği oğluna kıyamadı! Çanakkale'de anneden 55 yaşındaki oğluna böbrek nakli

Çanakkale'de 20 yıldır böbrek yetmezliği hastalığıyla mücadele eden 55 yaşındaki Devrim Güngör Turan'a annesi Semiha Sema Seçkin böbreğini verdi. Canlıdan canlıya böbrek nakli operasyonuyla Devrim Güngör Turan sağlığına eski sağlığına kavuştu. Turan, "Annem benim diyalize girip çektiğim acıları, sıkıntıları gördükçe dayanamadı ve böbreğini bana verdi" ifadelerinde bulundu.

Çanakkale'de yaşayan Devrim Güngör Turan 20 yıldır böbrek yetmezliği rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Devrim Güngör Turan'ın böbreklerinde uzun yıllar kullandığı ilaçlar nedeniyle hasar oluştu. Rahatsızlığı süresince diyalize girmeden hayatını devam ettiren Turan, son dönem böbrek yetmezliği geliştiği için diyalize bağlı yaşamak zorunda kalarak haftanın 3 günü diyalizle yaşamaya başladı.

ANNE, OĞLUNUN ACISINA DAYANAMADI

55 yaşındaki Devrim Güngör Turan, böbrek nakli için ÇOMÜ Hastanesi Organ Nakil Merkezi'ne başvurdu. Böbrek nakli için sıra beklemeye başlayan Devrim Güngör Turan'a, annesi Semiha Sema Seçkin böbreğini vermeye karar verdi.

Yapılan tetkiklerin ardından ÇOMÜ Hastanesi Organ Nakil Merkezi'nde Devrim Güngör Turan'a annesinden alınan böbrek nakledildi. Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt koordinasyonunda gerçekleşen canlıdan canlıya böbrek nakli operasyonuyla Devrim Güngör Turan sağlığına kavuştu.

"TAMAMEN SAĞLIKLI BİREY HALİNE DÖNDÜ"

ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, hastanın 20 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ettiğini, son bir yıldır da son dönem böbrek yetmezliğiyle diyalize bağlandığını belirterek, "Haftada 3 gün diyalize giriyordu. Diyaliz sonrası etkileri nedeniyle yaşam kalitesi kötüydü. Annesi Sema Hanım bu duruma kayıtsız kalamadı. İleri yaşta olması ve riskli grupta olmasına rağmen oğlunun bu eziyete katlanmasına gönlü razı olmadığı için donör olmaya karar verdi. Merkezimizde uygunluk testleri yapıldı ve iki hafta önce anneden aldığımız sol böbreği Devrim beye naklettik. Değerleri normale ulaştı. Tamamen sağlıklı birey haline döndü" dedi.

Ülkede kadavra bağışçı oranının düşük olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Cabir Alan, "Ülkemizde şuanda yıllık 300 civarında kadavradan bağış oluyor. Bekleyen hasta sayısı ise 25 bindir. 25 bin böbrek nakli bekleyen hasta var. Yıllık kadavra bağış oranı 300. Dolayısıyla havuzda bekleyen insanlara bağışlanan organlar yetmemektedir. İnsanlar çaresizlikten mecburen aile bireyine vücudundan bir parçasını vererek yaşama tutunmasını sağlamaktadır. Ben vatandaşlarımızdan organ bağışı konusunda duyarlı olmalarını ve bağışçı sayısının artmasını rica ediyorum" diye konuştu.

"BEN VAZİFEMİ YAPTIM"

20 yıldır zor bir süreç geçirdiklerini belirten anne Semiha Sema Seçkin, "Oğlum acı çekiyordu. Bende onun acısını görerek çekiyordum. Her şeyde kısıtlıydı. Son bir yıldır da diyalize girmesiyle hayatı kısıtlandı. Dolayısıyla benimde hayatım kısıtlandı. Ben bir buçuk yıl önce birkaç ameliyat ve tedavi gördüğüm halde canı gönülden bu işe kendimi verdim. Bir an önce oğlum kurtulsun istedim. Herkesten rica ediyorum. Herkes bağışçı olsun. Toprağa gideceksiniz ve bütün bedeniniz çürüyecek. Ama bir insana hayat vermek tanrının insanlara koyduğu vicdandır. O vicdanı lütfen kullanın. Benim çocuğum ama bir başkası içinde yapabilirdim. Genç olsam bir başkasına da başka bir organımı verebilirim. Çünkü onun can bulduğunu gördüğünüzde müthiş seviniyorsunuz. Doktorumuza da çok teşekkür ederim. Onun ellerinde ikinci bir hayat bence, ben birinci hayatı koymuştum. İkinci hayatı sizler koydunuz. Ekibinize ve size çok teşekkür ederim. Oğlum psikiyatri hastası. Bir psikiyatri hastasının bir yıl diyaliz sıkıntısına dayanmasına hala inanamıyorum. Birinci kahraman gelinim, ikinci kahraman oğlum bende üçüncü kahramanım. Ben vazifemi yaptım" şeklinde konuştu.

"ANNEM ÇEKTİĞİM ACILARI GÖRÜNCE DAYANAMADI"

Annesinin bağışladığı böbrek ile tekrar sağlığına kavuşan Devrim Güngör Turan, "Annem benim diyalize girip çektiğim acıları, sıkıntıları gördükçe dayanamadı ve böbreğini bana verdi. Allah'a şükür, çok dua ettim. Çok Kur'an-ı Kerim okudum. Sabahları kalktım şehitlere çok dualar ettim. Onlarda herhalde Allah katında kabul edildi. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Doktorlarıma da teşekkür ederim" dedi.