Brüksel koridorlarında şu sıralar en hararetli tartışma, Avrupa sanayisini korumak için hazırlanan yeni strateji üzerine dönüyor. AB Komisyonu, özellikle enerji, net-sıfır teknolojiler ve otomotiv gibi kritik sektörlerdeki kamu alımlarında ibreyi yerli üreticiye çevirmek istiyor. Ancak bu “Önce Avrupa" yaklaşımı, birliğin iki dev ülkesini karşı karşıya getirdi.

KOMİSYON İÇİNDE TASLAK İSYANI

Politico’nun haberine göre, Sanayi Hızlandırıcı Yasası olarak bilinen teklifin taslağı, Komisyon içinde adeta duvara tosladı. Taslağı hazırlayan ekipten sorumlu Fransız Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne’nin çalışmasına, Komisyonun tam 9 farklı biriminden olumsuz geri bildirim geldi. Şubat sonunda açıklanması beklenen yasanın, bu geniş çaplı itirazlar nedeniyle bir kez daha ertelenmesi gündemde. Bu durum, yasanın mimarı olan Fransa için de siyasi bir geri adım anlamına geliyor.

KAVGANIN SEBEBİ KİMİN AVRUPALI OLDUĞU?

Tartışmanın odak noktasında "Made in Europe" ifadesinin kapsamı var. Mevcut taslağa göre bu tanım, 27 AB üyesi ile Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ı kapsıyor. Ancak tam da bu noktada, "Güvenilir ortaklar bu kapsama alınacak mı?” sorusunun gündeme gelmesi kriz nedeni oluyor.

Komisyonun ticaret kanadı, AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelerin de bu şemsiye altına alınmasını savunurken, sanayi kanadı daha dar ve korumacı bir çerçeve istiyor.

ALMANYA PAHALIYA PATLAMASINDAN ÇEKİNİYOR

Yaşanan teknik tartışma Fransa ve Almanya arasındaki derin vizyon farkını yansıtıyor. Fransa, korumacı politikalarla yerli sanayiyi desteklemek istiyor. İhracat odaklı Almanya ise temkinli. Berlin yönetimi, katı yerli malı şartlarının yatırımı caydırabileceğini, kamu ihalelerinde fiyatları şişireceğini ve AB’nin küresel rekabet gücüne zarar vereceğini düşünüyor. Almanya, "Made in Europe" yerine, ticaret ortaklarını da sürece dahil eden daha kapsayıcı bir "Made with Europe" yaklaşımını savunuyor.

TÜRKİYE DE SÜRECİ TAKİP EDİYOR

Brüksel’deki bu çekişme, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Ankara, Gümrük Birliği ve mevcut ekonomik entegrasyon seviyesi nedeniyle Türk üreticilerin de "Made in Europe" kavramı içinde yer alması gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber