Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin ulaştırma ve lojistik vizyonunda kritik bir dönüm noktası olan İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi (INRAIL) için Dünya Bankası ile tarihi bir finansman anlaşmasına imza attı. Washington’da gerçekleştirilen imza töreninde, projenin ilk etapta 1,67 milyar avroluk uygun koşullu finansman desteğiyle hayata geçirilmesi karara bağlandı. Bakan Şimşek, bu projenin sadece bir altyapı çalışması değil, küresel ticaretin rotasını değiştirecek stratejik bir hamle olduğunu vurguladı.
ORTA KORİDOR'UN EN KRİTİK DARBOĞAZI AŞILIYOR
Projenin merkezinde yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattı, Pekin’den Londra’ya uzanan Orta Koridor’un en kısıtlı geçiş noktalarından birine alternatif sunuyor. Bakan Şimşek, küresel enerji güvenliği ve ticaret koridorlarının baskı altında olduğu bir dönemde, Türkiye’nin lojistik kapasitesinin artırılmasının şart olduğunu belirtti. İstanbul Boğazı üzerinden geçen demir yolu yük hacmini yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkaracak olan proje, kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturarak bölgede devasa bir yapısal dönüşümün önünü açacak.

DÜNYA BANKASI TARİHİNİN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ PROJESİ
Toplam büyüklüğü 8,1 milyar doları bulan projenin finansman yapısı, uluslararası piyasalarda Türkiye’ye duyulan güvenin bir nişanesi olarak değerlendiriliyor. Proje maliyetinin yüzde 83’ünün uluslararası finans kuruluşları tarafından sağlanacağını ifade eden Bakan Şimşek, bu yatırımın Dünya Bankası tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje olma özelliğini taşıdığını kaydetti. Bu durumun Türkiye'nin dev projeleri hayata geçirme kapasitesine olan inancı gösterdiğini belirten Şimşek, projenin aynı zamanda 400 binden fazla kişiye yüksek gelirli istihdam olanağı sağlayarak sosyal bir refah alanı da yaratacağını dile getirdi.

ÜÇ STRATEJİK TİCARET HATTI BİRBİRİNE BAĞLANACAK
Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde de projenin dönüştürücü etkisine dikkat çekerek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik hattın bu sayede entegre olacağını ifade etti. Bjerde, Boğaz geçişlerinin daha hızlı ve güvenilir hale gelmesinin sadece Türkiye için değil, dünya ticareti için de hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Elektrikli tren hattı sayesinde karbon ayak izinin azaltılacağı proje, Türkiye’nin bölgesel bir lojistik merkezi olma rolünü pekiştirirken; imalat, tarım ve hizmet sektörlerinde kalıcı ekonomik faydalar sağlamaya hazırlanıyor.





