Yüksek faiz ortamını fırsata çevirmek isteyen binlerce yatırımcı, bankaların otomatik sistemleri ve vergi detayları nedeniyle ciddi kazanç kayıpları yaşıyor. Ekonomi uzmanları, özellikle "temdit" olarak bilinen vade yenileme sürecinde yatırımcıların pasif kalmasının, yıllık bazda %10’a varan getiri kayıplarına yol açtığı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. Birikimlerini vadeli mevduatta değerlendirenlerin, "sadakat" veya "standart" adı altında sunulan düşük faiz oranlarına mahkum olmaması için aktif bir yönetim sergilemesi gerekiyor.

OTOMATİK YENİLEME SİSTEMİNDEKİ DÜŞÜK FAİZ RİSKİ
Bankaların büyük bir kısmı, vadesi dolan hesapları müşteri aksiyon almadığı takdirde otomatik olarak yeniliyor. Ancak bu yenileme işlemi, genellikle bankanın piyasaya sunduğu en yüksek "hoş geldin" faizi yerine, çok daha düşük olan "temdit faizi" üzerinden gerçekleşiyor. Finansal danışmanlar, yatırımcıların vade günü geldiğinde banka ile pazarlık yapmamasının veya parasını daha yüksek oran veren rakip kurumlara taşımamasının, enflasyon karşısında reel bir fakirleşme yarattığını belirtiyor. Bankaların sunduğu en düşük faize razı olan pasif yatırımcı, faizlerin zirve yaptığı bu dönemde beklediği kazancın çok altında kalıyor.

UZUN VADE HAPSİ VE FIRSAT MALİYETİ
Yatırımcıların düştüğü bir diğer stratejik hata ise vade süresinin yanlış kurgulanması olarak öne çıkıyor. Enflasyonist bir ortamda ve faizlerin değişkenlik gösterdiği bir trendde, parayı 6 ay veya 1 yıl gibi uzun sürelerle bağlamak, yükselen faiz oranlarından mahrum kalmak anlamına geliyor. Uzmanlar, bileşik faiz getirisinden maksimum düzeyde faydalanabilmek için 32-46 günlük kısa vadeli çevrimlerin tercih edilmesini öneriyor. Piyasa faizleri yükselirken uzun vadeye hapsolmak, fırsat maliyetini artırarak paranın alım gücünü korumasını zorlaştırıyor.

NET KAZANÇTA STOPAJ ETKİSİNE DİKKAT
Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla mevduat kazançlarından alınan stopaj oranlarındaki güncellemeler, yatırımcının cebine giren net rakamı doğrudan değiştiriyor. Pek çok yatırımcı sadece bankanın telaffuz ettiği brüt faiz oranına odaklanırken, vergi kesintisi sonrası ele geçecek net tutarı hesaplamada yanılıyor. Vergi uzmanları, stopaj muafiyetlerinin veya indirimli oranların sona erdiği dönemlerde brüt faiz aynı kalsa bile net getirinin düştüğünü hatırlatarak, kıyaslamaların mutlaka vergi sonrası rakamlar üzerinden yapılması gerektiğini vurguluyor.

AKTİF YÖNETİM MODELİ İLE KAZANCI KORUMAK MÜMKÜN
Bankacılık analistlerine göre mevduat yatırımcısının büyük kayıplar yaşamaması için "aktif yönetim" modelini benimsemesi şart. Bu modelde yatırımcının, vade dolum saati olan 11:00 ile 14:00 arasını titizlikle takip etmesi, mevcut bankasından yeni bir teklif alması veya dijital kanallar üzerinden güncel "yeni müşteri" oranlarını kontrol etmesi gerekiyor. "Pasif kalan yatırımcı bankanın sunduğu en düşük faize razı olmuş sayılır" diyen uzmanlar, birikimlerin enflasyon karşısında erimemesi için vade günlerinde dinamik bir strateji izlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
''Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, yatırım kararlarınızda tek başına belirleyici olmamalıdır. Burada yer alan görüş ve analizler birer yatırım tavsiyesi değil, piyasa verilerine dayalı bir değerlendirmedir.''





