EKONOMİ

Barclays Raporu: İnsansı robotlar Çin’in işgücü krizini çözebilir

İngiliz bankacılık devi Barclays’in raporuna göre Çin, önümüzdeki on yılda beklenen 37 milyonluk işgücü kaybını ve imalat sektöründeki daralmayı 2035 yılına kadar devreye alacağı 24 milyon insansı robotla aşmayı planlıyor.

Çin, son yıllarda hızla derinleşen bir demografik krizle karşı karşıya. Ülkedeki doğum oranlarının tarihi dip seviyelere gerilemesi ve çalışma çağındaki nüfusun hızla erimesi, ekonomik büyümenin motoru olan üretim sektörünü tehdit ediyor.

İngiliz bankacılık devi Barclays tarafından yayımlanan son rapor, Pekin yönetiminin bu darboğazdan çıkış planında insansı robotların anahtar bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Bankanın analizine göre, gelişmiş robotik teknolojiler Çin'in önümüzdeki yıllarda yaşayacağı işgücü kaybının yüzde 60'ını tek başına telafi etme potansiyeline sahip.

ÖNÜMÜZDEKİ ON YILDA 37 MİLYON İŞÇİ KAYBEDİLECEK

Barclays analistleri, bir dizi demografik veriyi ve geleceğe yönelik tahminleri masaya yatırarak çarpıcı bir projeksiyon hazırladı. Ülkedeki işgücüne katılım oranının yüzde 65 seviyesinde sabit kalacağı varsayımı altında, Çin işgücü piyasasının önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık 37 milyon kişi azalacağı öngörülüyor.

Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip olan ülkede demografik değişim halihazırda alarm veriyor. Çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfusa oranı on yıl önce yüzde 70'in üzerindeyken, geçen yıl bu oran yüzde 61 seviyesine kadar geriledi. Uzmanlar, bu ölçekteki bir istihdam kaybının özellikle Çin ekonomisinin yaklaşık dörtte birini sırtlayan devasa imalat sektörünü ciddi şekilde kısıtlayacağı ve üretim çarklarını yavaşlatacağı konusunda uyarıyor.

2035 HEDEFİ: 24 MİLYON İNSANSI ROBOT

Yaşanan bu daralma, otomasyon ve robotik teknolojilerine geçişi bir lüks olmaktan çıkarıp ekonomik bir zorunluluk haline getiriyor. Barclays'in en iyimser senaryolarına göre, Çin'in fabrikalarında ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren toplam insansı robot stokunun 2035 yılına kadar 24 milyon adede ulaşması bekleniyor. Bu rakam, o dönemki toplam Çin işgücünün neredeyse yüzde 4'üne denk gelen devasa bir yapay işgücü anlamına geliyor.

Kurum analistleri, geleneksel yöntemlerle elde edilecek verimlilik artışlarının, beklenen işgücü azalmasının yalnızca küçük bir kısmını kapatabileceğini belirtiyor. Yapılan değerlendirmelere göre robotlar, demografik olumsuzlukları tamamen ortadan kaldıramasa da üretimdeki ani çöküşü engelleyecek en güçlü kalkan olacak.

PEKİN YÖNETİMİ YÜKSEK TEKNOLOJİYE GÜVENİYOR

İşgücü arzındaki bu daralma karşısında Pekin hükümeti de strateji haritasını netleştirmiş durumda. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, bilim ve teknolojiye yapılan yatırımların, özellikle de robotik alanındaki atılımların, ülkenin gelecekteki ekonomik büyümesini yönlendirmede merkezi bir öneme sahip olduğunu her fırsatta vurguluyor.

Hükümet, işçi kaybından doğan boşluğu üretim hatlarını tamamen otomatikleştiren yapay zeka destekli robotlarla doldurmayı hedefliyor. Çin'in geçen yıl 1949'dan bu yana en düşük doğum oranını kaydetmesiyle birlikte, Pekin'in teknoloji odaklı bu büyüme modeline ve insansı robot devrimine olan bağımlılığı her geçen gün daha da artıyor.