Teknolojinin iş hayatına entegre olmasıyla birlikte mesai kavramı kabuk değiştirirken, iş dünyasında yeni bir hukuki dönem başladı. Mesai saatleri dışında gönderilen WhatsApp mesajları, Teams üzerinden atılan görevler ve gece yarısı gelen e-postalar artık iş mahkemelerinde en önemli dava konuları arasında yer alıyor. Son dönemde yargının verdiği emsal kararlar, dijital kanallardan gelen iş talimatlarının "fazla çalışma" kapsamına alınabileceğini açıkça ortaya koyuyor.

İSTANBUL BAM’DAN EMSAL KARAR: WHATSAPP MESAJI İŞ EMRİDİR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen yakın tarihli bir karar, çalışma hayatındaki dengeleri tamamen değiştirecek nitelikte. Mahkeme, mesai saatleri dışında WhatsApp üzerinden işçiye verilen talimatların fiili çalışma süresinden sayılması gerektiğine hükmetti.

İşçiye fazla mesai ücreti ödenmesi gerektiğine karar veren mahkeme, özellikle iş emri niteliği taşıyan mesajları, işverenin oluşturduğu sürekli yazışma baskısını ve mesai sonrasına sarkan görevlendirmeleri en önemli kriterler olarak belirledi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin son dönem kararları da bu doğrultuda şekilleniyor ve fazla mesai iddialarında dijital kayıtların, fiili çalışma düzeninin ve işveren talimatlarının kritik birer delil olduğunu vurguluyor.

DİJİTAL AYAK İZLERİ MAHKEMEDE EN BÜYÜK DELİL

İş hukukçularına göre, gelişen teknolojiyle birlikte işçilerin hak arama yolları da dijitalleşti. Artık WhatsApp yazışmaları, Teams kayıtları, Zoom toplantıları, e-posta trafiği ve hatta şirketin sistemine yapılan giriş çıkış kayıtları fazla mesai davalarında resmi delil olarak kabul ediliyor.

Özellikle işveren tarafından düzenli olarak görev verilmesi, çalışandan sürekli hızlı bir dönüş beklenmesi ve gece saatlerinde çalışma talimatı gönderilmesi gibi durumlar, işçinin mahkemedeki fazla çalışma iddiasını ciddi oranda güçlendiriyor. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla mesai sayılıyor ve bu çalışmaların ücretinin normal saatlik ücretin yüzde elli zamlı haliyle ödenmesi gerekiyor.

UZAKTAN ÇALIŞMADA SINIRLAR KAYBOLDU

Pandemiyle birlikte hayatımıza giren ve kalıcılaşan uzaktan çalışma sisteminde en büyük tartışma konusu, mesainin tam olarak ne zaman bittiği sorusu etrafında şekilleniyor. Birçok çalışan, akşam saatlerinde gelen mesajlara cevap vermek zorunda kaldığını, hafta sonları bile iş takibinin devam ettiğini ve üzerinde sürekli olarak "çevrimiçi kalma baskısı" hissettiğini ifade ediyor.

Çalışma hayatı uzmanları, sınırları belirsizleşen bu yeni çalışma modelinin çalışanlar üzerinde tükenmişlik sendromu, psikolojik baskı ve iş ile özel yaşam dengesinin tamamen bozulması gibi çok ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çekiyor.

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDEKİ YENİ KAVRAM: BAĞLANTIYI KESME HAKKI

Avrupa’da bazı ülkelerde yasal güvenceye kavuşan "right to disconnect" yani "bağlantıyı kesme hakkı" kavramı, yaşanan bu dijital krizle birlikte artık Türkiye’de de iş hukuku gündemine girmeye başladı. Bu modern modele göre çalışanların mesai saatleri dışında e-postalara cevap verme, şirket telefonlarını açma veya anlık mesajları takip etme zorunluluğu tamamen sınırlandırılıyor.

Hukukçular ve çalışma hayatı uzmanları, yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi adına Türkiye’de de ilerleyen dönemde uzaktan çalışmanın sınırlarını netleştirecek yeni ve kapsamlı yasal düzenlemelerin kaçınılmaz olarak meclis gündemine geleceğini öngörüyor.

Muhabir: Tuba Tunca