The Guardian'ın haberine göre, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırma, gelişmekte olan ülkelerdeki borç krizinin toplumsal cinsiyet dengelerini temelinden sarstığını ortaya koydu. 85 ülkeden 30 yıl boyunca toplanan veriler, hükümetlerin borç yükü altında yaptığı kemer sıkma politikalarının faturasını en ağır şekilde kadınların ödediğini kanıtlıyor. Orta Doğu'daki bölgesel savaşın küresel ekonomik etkileriyle birleşen bu tablo, milyonlarca kadının iş gücü ve refah dışına itilme riskini artırıyor.

BORÇ YÜKÜ KADININ GELİRİNİ YÜZDE 17 DÜŞÜRÜYOR
UNDP raporu, bir ülkenin borç ödeme yükü orta seviyeden yüksek seviyeye çıktığında, kadınların kişi başına düşen gelirinde ortalama %17’lik bir azalma yaşandığını, buna karşın erkek gelirlerinde kayda değer bir değişim olmadığını saptadı. Kamu harcamalarındaki kesintiler, özellikle kadın istihdamının yoğun olduğu eğitim ve bakım sektörlerini doğrudan vuruyor. Sosyal desteklerin azalmasıyla birlikte kadınlar, sadece işlerini kaybetmekle kalmıyor, aynı zamanda devletin çekildiği alanlardaki ek bakım sorumluluklarını da üstlenmek zorunda kalıyor.

ORTA DOĞU'DAKİ SAVAŞ KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla gerilen Orta Doğu denkleminde, enerji ve gübre maliyetlerindeki fırlama borç sarmalını tetikliyor. UNDP yöneticisi Alexander De Croo, savaşın etkileri henüz tam hissedilmeden önce dahi 56 ülkenin devlet gelirlerinin %10’undan fazlasını borç ödemelerine ayırdığına dikkat çekti. Bölgedeki istikrarsızlığın hükümetleri zor tercihler yapmaya ittiğini belirten De Croo, sosyal harcamalardan yapılacak her kesintinin doğrudan kadınların istihdam ve refahını hedef aldığını vurguladı.

38 MİLYON KADIN İŞSİZLİK TEHDİDİ ALTINDA
Araştırmanın sunduğu projeksiyonlar, borç krizinin istihdam üzerindeki yıkıcı etkisini de rakamlarla belgeliyor. 2010’dan 2022’ye kadar borç ödeme maliyetlerinin iki katına çıktığı gelişmekte olan ülkelerde; kısa vadede 22 milyon, uzun vadede ise 38 milyondan fazla kadının işsiz kalması bekleniyor. Ayrıca yüksek faiz oranları ve para birimlerindeki dalgalanmalar, hükümetlerin hane halkını koruma kapasitesini daraltarak toplumsal bir "kısır döngü" yaratıyor.

2026 YILI VERİLERİYLE KÜRESEL BORÇ VE KADIN İSTİHDAMI PROJEKSİYONU
-
İş Kaybı Tehlikesi: 2026 yılı itibarıyla, borç ödeme yükümlülükleri nedeniyle kamu harcamalarında kesintiye giden gelişmekte olan ülkelerde, uzun vadede işini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan kadın sayısı 38,2 milyona ulaştı.
-
Gelir Makası: Yüksek borç yüküne sahip ülkelerde kadınların kişi başına düşen geliri, erkeklere oranla %17 daha fazla düşüş gösterdi. Erkek gelirlerinde bu süreçte anlamlı bir değişim gözlemlenmedi.
-
Kamu Harcamaları ve Sektörel Daralma: Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi "kadın yoğun" sektörlerdeki bütçe kısıtlamaları, 2026 projeksiyonlarına göre kadınların iş gücüne katılım oranını bazı bölgelerde %4,5 seviyesinde geriletti.
-
Yaşam Süresi Kaybı: Borç krizinin sağlık sistemleri üzerindeki baskısı nedeniyle, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki kadınların ortalama yaşam süresi beklentisinde borç krizi öncesine göre 1,2 yıllık bir düşüş saptandı.
ORTA DOĞU SAVAŞI VE EKONOMİK YANSIMALAR
-
Enerji ve Gıda Enflasyonu: 2026'daki Körfez bölgesindeki gerilim, enerji maliyetlerini zirveye taşırken; bu durum 56 düşük gelirli ülkenin devlet gelirlerinin %10'undan fazlasını sadece borç faizlerini ödemeye ayırmasına neden oldu.
-
Sosyal Koruma Kalkanının Çöküşü: Hükümetler artan enerji ve gübre maliyetlerini sübvanse etmek için sosyal koruma kalkanlarını zayıflatırken, bu durumdan en çok etkilenen kesim (desteklerin %65'inden faydalanan) yine kadınlar oldu.
-
Döviz Krizleri: Yerel para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesiyle borçlanma maliyetleri artarken, 2026'nın ilk çeyreği itibarıyla 22 milyon kadının "akut yoksulluk" sınırının altına indiği tahmin ediliyor.
ÇIKIŞ YOLU: ŞARTLI BORÇ HAFİFLETME
Cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı olarak gören BM uzmanları, alacaklı ülkelere radikal bir çözüm öneriyor. Borç hafifletme süreçlerinin, "kadınları etkileyen sosyal harcama kesintilerinden kaçınma taahhüdüne" bağlanması gerektiğini savundu. Kadın istihdamına yapılan yatırımın, erkeklere oranla çok daha yüksek bir ekonomik geri dönüş sağladığını hatırlatan uzmanlar, borç krizinden çıkışın ancak kadınların ekonomik sistemde tutulmasıyla mümkün olacağı konusunda uyarıyor.
KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN




