Küresel piyasalarda esen barış rüzgarları ve petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme, Borsa İstanbul’u 15 bin puan eşiğine taşıdı. ABD Başkanı Trump’ın İran ile barış anlaşmasına dair yaptığı açıklamalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerginliğin azalması, jeopolitik riskleri baskılarken başta bankacılık ve havacılık olmak üzere lokomotif sektörlerde güçlü bir ralliyi beraberinde getirdi.
KÜRESEL İYİMSERLİK VE PETROLDEKİ GERİLEME ENDEKSİ COŞTURDU
Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, bugün piyasada oldukça pozitif bir fiyatlama takip edildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Özellikle Amerika Başkanı Trump’ın son açıklamaları sonrasında küresel tarafta da iyimserlik havası hakim. Avrupa borsalarında yüzde 2’leri bulan yükselişler var. Jeopolitik risklerin azalması ve Trump’ın İran’la barış anlaşması konusunda önemli bir ilerleme kaydedildiğine dair ifadeleri, petrol tarafında sert düşüşleri beraberinde getirdi.
Brent petrolde hafta başında 113-114 dolarları test ederken şu an 101 dolara kadar gerilemiş durumdayız. yüzde 7’leri aşan bu düşüş, jeopolitik riskler nedeniyle baskı altında kalan bankacılık, havacılık ve holding gibi sektörlerin hızlı toparlanmasını sağladı."
Bal, endeksteki teknik seviyelere dikkat çekti:
"Gün içerisinde 15 bin 44 ile tarihi zirve yenilendi. 15 bin psikolojik bir seviye ve burada bir zorlanma görülebilir. Ancak bu seviye üzerinde hacim destekli kalıcılık sağlanırsa momentum yukarı yönlü devam edecektir. Eğer olumlu haber akışı sürerse, ilk aşamada 15 bin 800’e kadar bir hareket görebiliriz.
Aksi takdirde, petrolün tekrar yükselmesi durumunda 14 bin 600’lere doğru bir geri çekilme söz konusu olabilir. Bu süreçte banka ve holdingler öncü kalmaya devam ederken; savunma sanayii, enerji ve petrokimya sektörleri endeksin biraz gerisinde kalabilir"
RİSK İŞTAHI ARTIYOR: TEKNOLOJİ VE BİLANÇO DOPİNGİ
Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, küresel piyasalarla birlikte yurt içinde de bir ralli yaşandığını vurguladı. CDS’lerdeki geri çekilmeye ve risk iştahındaki artışa değinen Kurt, süreci şu sözlerle analiz etti:
"Riskli varlıklardaki alım iştahının en büyük sebebi, Axios’tan düşen haberle İran ve Amerika’nın 48 saat içerisinde bir metin üzerinde anlaşabileceği ve Hürmüz’ün açılabileceği beklentisidir. Trump’ın ablukayı kaldırmaya yönelik mesajlarıyla başlayan bu süreç, küresel piyasalarda ciddi bir alım getirdi.
Bunun yanı sıra yurt dışındaki teknoloji bilançoları da piyasaları destekliyor. Samsung’un 1 trilyon dolar piyasa değerini geçmesi ve Asya piyasalarındaki rekorlar, Borsa İstanbul ile yüksek bir korelasyon oluşturuyor."
Kurt, yerel dinamiklerin ve enflasyon beklentilerinin de piyasayı desteklediğini belirtti:
"Bizde de savunma sanayii, özellikle Aselsan’ın katkısı çok değerli. Enflasyon tarafında nisan ayında Hürmüz’ün etkilerini gördük ancak petrolün 80-90 dolar bandına yerleşmesi, eşel mobil mekanizması sayesinde yıllık enflasyonu düşürücü bir etki yapacaktır. Yılın başındaki 17 bin-18 bin hedef fiyatlarına doğru bir gidiş görebiliriz.
İlk çeyrek bilançoları geçen seneye göre operasyonel karlar anlamında oldukça iyi geliyor. Merkez Bankası'nın faiz indirimi ihtimalini tekrar masaya koymasıyla birlikte bankacılık endeksi öncülüğünde çok daha ciddi yükselişler görebiliriz"
PİYASALARIN GÖZÜ ŞİMDİ SOMUT ADIMLARDA
Uzmanların değerlendirmeleri, Borsa İstanbul’un kaderinin büyük ölçüde küresel barış diplomasisine ve petrol fiyatlarındaki dengelenmeye bağlı olduğunu gösteriyor. 15 bin puan üzerindeki kalıcılık sadece bir teknik başarı değil, aynı zamanda ekonomiye olan güvenin de tescili niteliğinde olacak.
Ancak yatırımcılar için en kritik soru şu: Bu tarihi zirve, sürdürülebilir bir büyümenin kapısını mı aralıyor, yoksa kâr realizasyonları için bir mola noktası mı? Önümüzdeki günlerde Trump-İran hattından gelecek her somut adım ve şirketlerden gelecek yeni bilanço verileri, Borsa İstanbul’un 18 bin yolculuğundaki vitesini belirleyecek.