Türkiye'de dijitalleşmenin serüveni ilginç dönemeçlerden geçmeye devam ediyor. 1990'ların sonunda hayatımıza giren, duman altı odaları ve ailelerin "gitme oğlum oraya" uyarılarıyla hatırlanan internet kafeler, 2026 yılında beklenmedik bir hukuki misyon üstlendi.
İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası, içerik kalitesi yerlerde sürünen dev sosyal medya platformu TikTok hakkında, çocukları korumadığı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Platformu Başkanı Levent Karadağ, ironik durumla alakalı yasal ve uluslararası durumu Kanal 6 Haber’e anlattı.
ESNAF ODASINDAN SİLİKON VADİSİ'NE "AYAR" VERME ÇABASI
Hukukçuları ve dijital medya uzmanlarını şaşkına çeviren bu girişimde Oda; Türk Ceza Kanunu'ndan Anayasa'ya kadar en ağır hukuki dayanakları sıralayarak, platformun çocukların silah ve dini değerleri aşağılayan paylaşımlarını engelleyemediğini savundu.
Platformun bir "dijital bataklık" olduğu konusunda aklıselim herkes hemfikir olsa da, olayın "absürt" olarak nitelendirilen tarafı, şikayetin içeriğinden çok, şikayet eden ile edilen arasındaki sıklet farkı.
Milyarlarca kullanıcısı olan, merkezi yurt dışında bulunan ve devletlerin bile başa çıkmakta zorlandığı bu "sorunlu" şirketin Türkiye'deki faaliyetlerinin durdurulması gibi devasa bir kararın, yerel bir "Esnaf Odası"nın savcılığa başvurusuyla talep edilmesi, hukuki ve siyasi gerçeklikten uzak bir "imaj çalışması" olarak yorumlandı. TikTok ABD ile Çin arasında da krize neden olmuş ve Donald Trump ikinci kez ABD başkanı olunca sorunu kendi yöntemiyle çözmüştü. Diğer yandan Oda, CNBC’ye verdiği demeçte konuyu Meclise de taşıyacağını ifade etti.
TÜRKİYE’DE TİKTOK’U YASAL OLARAK KİM KAPATABİLİR?
Konuyla alakalı görüşlerini aldığımız Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Platformu Başkanı Levent Karadağ ise Kanal 6 Haber’e yaptığı açıklamada şu noktalara vurgu yaptı:
“Türkiye’de bir sosyal medya platformunun tamamen kapatılması veya erişime engellenmesi, yerel bir esnaf odasının şikayetiyle doğrudan gerçekleşebilecek bir durum değildir. Hukuki süreç şu mekanizmalar üzerinden yürür; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK): 5651 sayılı Kanun kapsamında, çocukların cinsel istismarı, intihara yönlendirme gibi katalog suçlar söz konusu olduğunda BTK Başkanı resen erişim engeli kararı verebilir. Diğer yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusu neticesinde açılacak bir davada, mahkeme "erişimin engellenmesi" kararı verebilir. Ancak bu genellikle içeriğe dayalı (URL bazlı) olur; tüm platformun kapatılması için anayasal ve ağır hukuki gerekçeler aranır”
KAPATMA MI YOKSA DENETİM Mİ?
Sorunlu dijital platformlarda çözümün her zaman "kapatmak" olmayabileceğini ifade eden Levent Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak, Türkiye’nin dijital egemenliğini koruması ve platformların yerel değerlere, çocuk güvenliğine saygı duymasını sağlayacak devletin ilgili birimlerin denetim mekanizmalarını işletmesi şarttır. Türkiye'de dijital ekosistemin evrimi, bazen bu örnekte olduğu gibi nostaljik aktörlerin modern devlerle karşı karşıya gelmesiyle oldukça ironik bir hal alabiliyor. 90’ların internet kültürüyle özdeşleşen internet kafelerin, 2026 yılında milyar dolarlık algoritmik bir dev olan TikTok’a karşı "çocukları koruma" bayrağı açması, dijital okuryazarlık ve regülasyon tartışmaları açısından önemli bir dönüm noktasıdır. İnternet kafelerin duman altı odalarından çıkıp dijital dünyanın güvenliğini savunur hale gelmesi, Türkiye'nin dijital serüvenindeki en ilginç paradokslardan biridir. Ancak asıl mesele, yasaklardan ziyade, nitelikli dijital içerik ekosistemini nasıl kuracağımızdır”