Aralarında aile sağlığı merkezleri ve hastanelerin bulunduğu taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının gerekçesini soran CHP’ye, mevzuat çerçevesinde kısa bir açıklama yapıldı.
CHP Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, sağlık tesislerine ayrılmış alanların satışa çıkarılmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yanıtlanması talebiyle verilen soru önergesinde, özellikle sağlık hizmetleri açısından geri sıralarda bulunan illerdeki taşınmazların neden özelleştirme kapsamına alındığı soruldu.
DEVLET HASTANESİ OLARAK PLANLANAN YERLERDEN NEDEN VAZGEÇİLDİ
Pala, özelleştirme listesinde yer alan bazı illerin sağlık gelişmişlik endeksinde alt sıralarda yer aldığını vurgulayarak, Bursa’nın 31, Kocaeli’nin 41, Mersin’in 45, Kahramanmaraş’ın 67, Adıyaman’ın 75, Iğdır’ın 76 ve Ağrı’nın 78’inci sırada bulunduğunu belirtti. Bu illerde sağlık yatırımı ihtiyacı sürerken, sağlık amaçlı ayrılmış alanların satışa çıkarılmasının gerekçesinin açıklanmasını istedi.
Ayrıca Pala, satışa sunulan taşınmazların önemli bir kısmının daha önce Sağlık Bakanlığı tarafından devlet hastanesi yapılacağı duyurulan alanlar olduğunu ifade ederek, bu planlardan neden vazgeçildiği sorusunu yöneltti.
KARAR CUMHURBAŞKANI KARARI İLE BELİRLENİYOR
Bakan Şimşek’in verdiği yanıtta ise ayrıntılı değerlendirmeler yerine mevcut mevzuata atıf yapıldı. Şimşek, “Özelleştirme kapsamına alınacak varlıklar; kalkınma planları, orta vadeli programlar, stratejik planlar ve etkin piyasa oluşturma hedefleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmektedir” ifadelerini kullandı.
Ancak önergede yer alan “Kaç taşınmaz imar planında sağlık alanı olarak tanımlanıyor?”, “Bu alanlar ileride ticari imara açılacak mı?” gibi kritik sorular yanıtsız kaldı. Özellikle sağlık alanlarının ilerleyen süreçte farklı kullanım amaçlarına dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğine ilişkin net bir açıklama yapılmaması dikkat çekti.
Öte yandan iktidar cephesi daha önce TBMM Genel Kurulu’ndaki değerlendirmelerde, söz konusu uygulamayı savunmuştu. Yapılan açıklamalarda, özelleştirmelerden elde edilecek gelirlerin yalnızca Sağlık Bakanlığı’nın sağlık tesisi yatırımları ve yenileme projelerinde kullanılacağı belirtilmiş, kullanılmayan veya kullanılmayacak sağlık tesisleri üzerinde tasarrufa gidildiği ifade edilmişti.
Konu, sağlık yatırımlarının geleceği ve kamuya ait sağlık alanlarının kullanım biçimi açısından siyasi tartışmaların odağındaki yerini koruyor.





