Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Çiftçilerin merakla beklediği ödeme takvimine değinen Güldal, geçmiş yıllarda 30 ya da 45 günü bulan ödeme süreçlerini bu yıl öne çekmeyi planladıklarını açıkladı. Üreticinin emeklerinin karşılığını hızla alabilmesi için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirten Güldal, "3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz." dedi.

Ahmet Güldal

TARİHİ REKOLTE KAPIDA: SON 38 YILIN EN YAĞIŞLI DÖNEMİ YAŞANDI

Bu yıl Türkiye genelinde oldukça bereketli bir hasat dönemi öngördüklerini vurgulayan Genel Müdür Güldal, iklim koşullarının tarımsal üretime olumlu yansıdığını ifade etti. Son 38 yılın en fazla yağış alınan döneminin yaşandığına dikkat çeken Güldal, ülke genelinde 22 milyon 750 bin ton buğday ve 9 milyon ton arpa ile tarihi bir rekolte tahmini yapıldığını hatırlattı. Saha gözlemlerine göre rekoltenin bu rakamların dahi üzerine çıkabileceğini öngördüklerini belirten Güldal, bu sene Türkiye'de dönüm başına 400 kilogramın altında bir verim beklenmediğini, hatta hiç ekim yapılmayan arazilerde bile dönüm başı ciddi verimler alındığını aktardı.

FİYATLAR BELİRLENİRKEN ÇİFTÇİ BEKLENTİLERİ VE REFAH PAYI DİKKATE ALINDI

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2 Haziran'da açıklanan hububat alım fiyatlarının arka planına dair bilgiler paylaşan Güldal, fiyat mekanizmasının çok yönlü bir analizle oluşturulduğunu söyledi. Hububat alım fiyatları belirlenirken sadece geçen seneki fiyatın üzerine yüzdelik oran yansıtmak anlamında bir çalışma yapılmadığını belirten Güldal, maliyetlerin elbette en önemli faktör olduğunu, maliyetlerin içindeki tüm girdilerin parametrelerinin de tek tek değerlendirildiğini bildirdi. Güldal,

"Ayrıca, iç ve dış dünyanın fiyatları, TMO'nun regülasyon faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu değerlendirmeler de var. Elbette, çiftçi beklentileri ve refah payı dikkate alınıyor. Verimlilik ve rekolte de bu anlamda çok değerli. Yani 300 kilogram verimle bir maliyet hesabı var, 500 kilo verimle bir maliyet hesabı var." diye konuştu.

Açıklanan rakamların çiftçilerin beklediği fiyatlara oldukça yakın olduğunu dile getiren Güldal, Tarım ve Orman Bakanlığının ton başına sunduğu 3 bin 14 liralık destekleme de eklendiğinde, üreticinin eline ton başına yaklaşık 19 bin 514 liralık bir hububat alım değerinin geçeceğini ifade etti.

20 MİLYON TONLUK DEV DEPOLAMA HAZIRLIĞI

Bu yılki üretimin, yüksek rekoltesiyle hafızalara kazınan 2023 yılından bile daha fazla olacağına işaret eden Güldal, TMO olarak tüm tedbirleri aldıklarını vurguladı. Üreticinin kapıda kalmaması için lojistik ve depolama altyapısını en üst seviyeye çıkardıklarını belirten Güldal, 2023'te olduğu gibi 600'ün üzerinde alım noktasını planladıklarını müjdeledi. Depolama kapasitesinin 10 milyon tonunun lisanslı depolardan, 4 milyon tonunun TMO'nun kendi depolarından ve 3 milyon tonunun ise kiralama ön sözleşmesi yapılan depolardan oluştuğunu kaydeden Güldal, ihtiyaç olması halinde açık yığın şeklinde depolama imkanı için açık saha kiralamalarının da hazırlıklarını tamamladıklarını ve toplamda 20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandıklarını duyurdu.

Alım hedeflerine de değinen Güldal, bu sezon 10 milyon ton buğday ile 3 milyon ton arpanın TMO'ya arz edilmesini beklediklerini ancak kurumsal hazırlıkları bu rakamlarla sınırlı tutmayıp çok daha büyük girişler için teyakkuzda olduklarını belirtti. Yağışlar nedeniyle hasat takviminde yaklaşık 20 gün ile bir ay arasında bir gecikme yaşandığını ifade eden Güldal, sıcaklıkların artmasıyla birlikte tüm bölgelerde hasadın aynı anda yoğunlaşacağını, ancak randevu gününde ürününü getiren üreticilerin işlemlerinin aynı gün içinde sorunsuzca tamamlanacağını söyledi.

TÜRKİYE'NİN ARZ GÜVENLİĞİ GÜVENCE ALTINDA

Piyasadaki arz güvenliği ve fiyat istikrarı konusuna da açıklık getiren Ahmet Güldal, hem alım hem de satış fiyatlarının aynı anda açıklanmasının stratejik bir adım olduğunu belirtti. Bu uygulamayı, hem ticaret erbabı, tüm sanayici, ihracatçı ve özellikle de üreticilerin hasat sonu hububat fiyatlarının göstergesini şimdiden öngörebilmeleri ve planlamalarını ona göre yapabilmeleri için hayata geçirdiklerini anlatan Güldal, ödemeler konusunda ise üreticilere şu güvenceyi verdi:

"Bizim bazı senelerde 30 gün, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimimiz oluyor. Bu hiçbir zaman 45 gün sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yıl 3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz. TMO'ya çok yüksek miktarda ürün gelebileceğini ve önemli miktarda stok oluşturacağımızı tahmin ediyoruz. Üreticilerimize mahcup olmamak için en geç 45 gün içinde ödeme takvimi diyoruz."

Yeni döneme ciddi bir stok devriyle girdiklerini ve yüksek rekolteyle bu stokların daha da güçleneceğini ifade eden Güldal, Türkiye'de arz güvenliği açısından hiçbir problemin yaşanmayacağını vurguladı. Küresel piyasalarda hububat fiyatlarının düşük seyretmesinin yerli üreticiyi olumsuz etkilememesi için korumacı tedbirlerin sürdüğünü belirten Güldal, "Özellikle dış piyasalarda hububat fiyatlarının çok düşük seyretmesi dolayısıyla Türkiye 4 yıldan beri yüzde 130 gümrük vergisi uygulamasıyla hem üretimimizi hem üreticilerimizi koruma altına almıştır ve bu yıl da yüzde 130 gümrük vergisi uygulaması devam ediyor." dedi.

ÜRETİCİLERE KRİTİK UYARI: ÜRÜNÜNÜZÜ ALIM FİYATININ ALTINDA SATMAYIN

Konuşmasının sonunda çiftçilere, ziraat odalarına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli bir çağrıda bulunan TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, piyasa dengesinin korunması için üreticilerin dik durması gerektiğinin altını çizdi. TMO fiyatlarının bir taban teşkil ettiğini hatırlatan Güldal, üreticilere şu tavsiyelerde bulundu:

"Üreticilerimizin TMO'nun açıklamış olduğu alım fiyatlarının altında fiyatla piyasaya ürün arz etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu, referans fiyat, taban fiyat olarak kabul edilmelidir. Üreticilerimizin de hassas olmalarını, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu fiyatın altında alıcı olursa onlara satmalarını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz, önermiyoruz. Bu fiyatın korunması lazım. Üreticilerimize, ziraat odası başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza üreticiyi yönlendirmek, uyarmak için bizimle beraber görev düşüyor. Piyasanın bizim fiyatlar ve üzerinde şekillenmesi ülkemiz ve üreticilerimiz için daha sağlıklı olacaktır."

Kaynak: AA