Conor McGregor geri dönmüyor… sahneyi yeniden ele geçirmeye geliyor. Dört yıl boyunca susan Sekizgen, 2026’da Beyaz Saray çimlerinde yeniden onun adını haykırmaya hazırlanıyor. UFC tarihinin en büyük yıldızlarından biri olan “The Notorious”, sıradan bir geri dönüşe değil, tarihe geçecek bir geceye hazırlanıyor. Ve iddiası net: “%92 değil, %100 Conor McGregor!”
BEYAZ SARAY'A CEHENNEM GELECEK!
Kamp sürecini “cehennem gibi” sözleriyle tarif ediyor. Fiziksel olarak zirveye, mental olarak savaş moduna geçtiğini söylüyor. Bu sadece bir antrenman kampı değil; bir imajın, bir korkunun, bir efsanenin yeniden inşası. Çünkü McGregor için mesele artık kemer değil. Mesele miras. Bir zamanlar muslukçuluk yaparken kurduğu hayali hatırlayın. Sonra Jose Aldo’yu 13 saniyede yere serişini… O an yalnızca bir şampiyon doğmadı; MMA dünyasının dengesi sarsıldı. Çift sıklet şampiyonu olarak tarihe geçti. Basın toplantılarında rakiplerini kelimelerle, kafeste yumruklarla yıktı. Psikolojik savaşı dövüş sanatına dönüştürdü. Ama zirve sonsuz sürmez. Dustin Poirier karşısında kırılan bacak, aylar süren rehabilitasyon, ardından Michael Chandler maçı öncesi gelen talihsiz sakatlık… Bir dönem kafesin kralı olan adam, kendi gölgesiyle savaşmaya başladı. Eleştiriler büyüdü. “Bitti” diyenlerin sesi çoğaldı.

"MAC GERİ DÖNDÜ!"
Sonra sahne değişti. Donald Trump Beyaz Saray’da UFC etkinliği düzenleneceğini açıkladı. İşte o an, McGregor’un gözlerinde yeniden o tanıdık ateş yandı. “Mac geri döndü!” dedi. Bu bir maçtan fazlasıydı. Bu, Amerikan siyasetinin kalbinde yazılacak bir spor manifestosuydu. Daha da önemlisi, bu dönüş sözde kalmadı. USADA havuzuna yeniden katıldı. Testlere açık. Disiplinli. İddialı. UFC CEO’su Dana White bile temkinli iyimserliğini gizlemiyor: “Çok ciddi. Geri döndü.” Temmuz planı Haziran’a çekildi. McGregor yetinmedi: “Neden Nisan değil?” dedi. Çünkü o beklemek istemiyor. Çünkü o spotlight’ı özledi. Çünkü o gürültüyü yeniden duymak istiyor.

EFSANE GERÇEKTEN GERİ DÖNDÜ MÜ?
Bu dönüş sadece bir spor haberi değil. Bu, düşüşten sonra ayağa kalkma hikâyesi. Şöhretin, paranın, sakatlıkların ve skandalların ardından gelen son bir meydan okuma. 2026’da Beyaz Saray çimlerinde kurulacak Sekizgen, belki de spor tarihinin en sembolik arenası olacak. Işıklar yandığında ve anons yükseldiğinde, milyonlar tek bir soruya kilitlenecek:
Efsane gerçekten geri döndü mü? Eğer McGregor söylediği gibi %100 ise, o gece sadece bir rakip değil, şüphelerin tamamı nakavt olabilir.





