Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle toplandı.
Toplantının sona ermesinin ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada son günlerde yaşanan okul saldırıları hakkında konuştu.
"AİLEYİ MERKEZE ALAN YAPIMLARA EKRANLARDA DAHA ÇOK YER VERİLMELİ"
Cumhurbaşkanı açıklamasında televizyonların ve sosyal medyanın çocukların üzerindeki etkisine vurgu yaparak, "Rating kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın bir mazereti olamaz. Bu noktada en büyük sorumluluk kuşkusuz medya kuruluşlarına düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran ve kötülüğü sıradanlaştıran yapımlar yerine; aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti ve şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor." dedi.
"EKRANDA ŞİDDET MESELESİNİN ÜZERİNE GİTMEKTE KARARLIYIZ"
Bu konuda bazı adımlar atacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "RTÜK, başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika sesi üreteceğiz." ifadelerini kullandı.
"SALDIRILAR MİLLETÇE HEPİMİZİ YASA BOĞDU"
Konuşmasında yaşanan olaylarla ilgili yapılan incelemeleri ve tedbirleri anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
Toplantımızda ulaştırma ve adalet alanında güncel gelişmelerin yanı sıra özellikle geçen hafta okullarımızda yaşanan silahlı saldırıları ele aldık. Kahramanmaraş'ın başı sağ olsun, Rabbim bize bir daha böyle acı yaşatmasın, saldırılar milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu.
Millet olarak hepimiz acılarımızı, ailelerimizin üzüntülerini samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını; eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz.
Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum.
"TÜM YARALILARIMIZA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM"
Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. İki öğretmen ile üç öğrencimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Hamdolsun, yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor.
Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
4 bakanımızı hemen bölgeye gönderdik. Kabinemiz ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Tüm kurumlarımız çalışmalarını ilk andan itibaren başlattı. Saldırılar tüm yönlerden araştırılıyor.
"FAİLLERİN AMAÇLARINDAN BİRİNİN TOPLUMU TERÖRİZE ETMEK"
Siverek'teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklandı. Maraş'taki kişinin ise babası tutuklandı. Ben de ilk andan itibaren süreci yakından takip ediyorum. Dijital iletişim platformlarında zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili gereken önlemleri aldık.
Milletçe yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. Teknolojinin yan tesirleri kimi zaman kendini böylece gösteriyor.
ABD'de gerçekleştirilen başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faiilerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz.
"ANA MUHALEFET SANKİ FIRSAT KOLLUYORMUŞCASINA AÇIKLAMA YAPIYOR"
Bu tarz caniler toplumda endişe, tedirginlik ve korku oluşturmayı da hedefliyorlar. Kimse kusura bakmasın, daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi gerekçesi olabilir? Sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Niyet okuyuculuğuna girişmek hangi ahlaka sığar?
Milletçe yüreğimiz yanıyor. Ama ana muhalefet sanki fırsat kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklama yapıyor. Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik ederek korku yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur.
Kimsenin ailelerimizi ve öğrencilerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak bunun üzerine gidecek tecrübeye sahibiz. Vatandaşlarımızdan serin kanlılıktan ödün vermemelerini rica ederim.
"ÇOCUKLARIMIZIN ANNE VE BABASIYLA GEÇİRDİĞİ ZAMAN DİJİTAL DÜNYADAN DAHA AZ"
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra, infiale kapılmadan; sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun, bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz.
Aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, medya içeriklerinin kurumsal kapasitesini birlikte ele almak durumdayız. Dünya artık eski dünya değil. Biz anne ve babalar olarak evin bir odasında televizyon izlerken diğer odalarda çocuklarımızın dijital arkadaşlarından haberdar değiliz.
Bugün çocuklarımızın anne ve babasıyla geçirdiği zaman dijital dünyadan daha az. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde ortaya sorunlar çıkıyor.
SİBER DEVRİYE FAALİYETLERİNİ GÜÇLENDİRME MESAJI
Siber devriye faaliyetlerine ve siber birimlerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması bu süreçte atacağımız adımlardan birisi olacaktır. İhtiyaç halinde ne varsa ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.
Aileye ve ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Eğitim, ailede başlar. Sosyalleşme, ailede başlar. Birey içinde yaşadığı konuyu ilk önce ailede öğrenir. Aile, diğer canlılara merhametin öğretildiği ilk mekteptir. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da kullanılması önem taşıyor.
Okullardaki veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Velilere yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize eğitimler vereceğiz. Öğrencilerimiz için duygu temel değerli dijital çalışmaları artıracağız. Rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getirececeğiz.
"ATEŞLİ SİLAH SAHİPLİĞİNİN SINIRLANDIRILMASINI DEVREYE ALACAĞIZ"
Diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleri de önem taşıyor. Haber bültenlerinde failin suç işlerkenki yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, saldırı görüntülerin tekrar tekrar verilmesi çocuklarımız için taklit riskini artıyor. Son yıllarda popüler kültürün etkisiyle biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı.
Milli ve manevi değerlere sahip çıkan her adımımız, ülkemizdeki kimi çevreler tarafından hayat tarzına bir müdahale olarak anlatıldı. Malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Hükümetimizin nesilleri, aileyi korumaya yönelik politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Terazinin bir tarafından özgürlük varsa diğer tarafında sorumluluk vardır. Biz her zaman bunu yapmaya çalışıyoruz. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.
Bir süredir ateşli silahlar sorununun üzerine gidiyorduk. Ateşli silah sahipliğinin sınırlandırılmasını devreye alacağız. Silah çocuk tarafından ele geçirildiğinde verilen cezaları artıracağız. Bu alanların her birinde etkin ve caydırıcı önlemleri hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin çocuklarına bir sözümüz var. Onlara güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz.








