Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı “günün sorusu” videosunda Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krize ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Yaklaşık 35 gündür Körfez’de yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini belirten Davutoğlu, sürecin küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Davutoğlu, yaşananların etkisinin 1. Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı sonuçlara benzer riskler taşıyabileceğini ifade etti.
STRATEJİK PLANLAMA EKSİKLİĞİ VAR
Davutoğlu, Amerika-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik adımlarını eleştirerek sürecin stratejik planlama ve etki analizinden yoksun olduğunu savundu.
Kısa sürede rejim değişikliği hedeflendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Davutoğlu, bölgede ciddi bir yıkım yaşandığını dile getirdi. İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin artmasının ise en olumsuz tablo olduğunu söyledi.
Krizin temelinde üç ana aktör bulunduğunu belirten Davutoğlu, bu tarafları şu şekilde sıraladı:
Amerika-İsrail koalisyonu
İran
Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri
Son dönemde yapılan açıklamaların Hürmüz Boğazı’na odaklandığını ifade eden Davutoğlu, özellikle ABD eski Başkanı Donald Trump’ın söylemlerinde bu konunun öne çıktığını belirtti.
ULUSLARARASI MÜDAHALE SEÇENEKLERİ YETERSİZ
Davutoğlu, krizin çözümüne yönelik mevcut seçenekleri de değerlendirdi.
NATO’nun devreye sokulmaya çalışıldığını ancak üye ülkelerin temkinli yaklaşımı nedeniyle bu girişimin sonuç vermediğini ifade etti.
Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin sürece dahil edilmesinin gündeme geldiğini belirten Davutoğlu, bu seçeneğin de yeni jeopolitik gerilimler doğurabileceğini söyledi. Özellikle Çin’in ABD ile rekabeti artırabileceğini, Hindistan’ın ise İran tarafından kabul görmeyebileceğini dile getirdi.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ DÖRT ÜLKELİ KOALİSYON
Davutoğlu, mevcut tablo karşısında çözümün “özgün ve yaratıcı diplomasi” olduğunu vurgulayarak dikkat çeken bir öneri sundu.
Buna göre Türkiye, Pakistan, Malezya ve Endonezya’dan oluşacak dört ülkelik bir koalisyon kurulması gerektiğini ifade etti. Bu ülkelerin hem İran hem Körfez ülkeleriyle iyi ilişkilere sahip olduğunu, aynı zamanda ABD ile de diyalog kanallarının açık olduğunu belirtti.
Öneriye göre söz konusu ülkeler:
Hürmüz Boğazı’nda geçiş güvenliğini sağlayacak
Askeri denetim mekanizması oluşturacak
Ateşkes için diplomatik girişimlerde bulunacak
ATEŞKES VE DİPLOMASİ SÜRECİ ÖNEMLİ
Davutoğlu, liderlerin bir araya gelerek öncelikle bir harekât planı oluşturması gerektiğini ifade etti. Ardından ABD nezdinde girişimlerde bulunularak operasyonların durdurulması ve geçici ateşkes sağlanmasının hedeflenmesi gerektiğini belirtti.
Sürecin devamında İran ile doğrudan temas kurulmasını öneren Davutoğlu, Tahran’da yapılacak görüşmelerle diplomatik zeminin güçlendirilebileceğini söyledi.
Davutoğlu, ateşkesin ardından kalıcı çözüm için kapsamlı bir müzakere sürecine geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu süreçte ele alınması gereken başlıkları ise şöyle sıraladı:
İran’ın nükleer programı
Balistik füze kapasitesi
Körfez ülkeleriyle ilişkiler
Vekâlet savaşları
Nihai hedefin ise bölge ülkeleri arasında bir saldırmazlık paktı oluşturmak olduğunu dile getirdi.
BÜYÜK ÇATIŞMA ÖNLENEBİLİR
Davutoğlu, önerdiği diplomatik girişimin hayata geçirilmesi halinde İsrail’in bölgedeki etkisinin sınırlandırılabileceğini ve daha büyük bir çatışmanın önüne geçilebileceğini söyledi.
Türkiye’nin öncülüğünde yürütülecek çok taraflı bir girişimin Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözümünde kritik rol oynayabileceğini vurgulayan Davutoğlu, önceliğin bölgedeki düğümün çözülmesi olduğunu ifade etti.





