İYİ Parti kanadından yapılan değerlendirmelerde, iktidarın ekonomi politikaları ve yönetim anlayışı hedef alındı. Açıklamada, artan hayat pahalılığı karşısında emekçilerin korunmadığı vurgulanarak, asgari ücretin yılda iki kez güncellenmesi ve vergi yükünün hafifletilmesi gerektiği ifade edildi.
İYİ Parti temsilcileri, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele edilmeden çalışan kesimin refahının artırılamayacağını belirtirken, mevcut ekonomik düzenin sürdürülemez olduğu görüşünü dile getirdi. 1 Mayıs’ta işçilerle birlikte olunacağı mesajı da verildi.
YÖNETİM MODELİ ÜZERİNDEN İKTİDARA SERT ELEŞTİRİLER
Öte yandan açıklamalarda, son dönemde dile getirilen “yönetim modeli” tartışmaları üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltildi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına atıf yapılarak, “monarşi” benzetmeleri üzerinden Türkiye’de demokratik sistemin zedelendiği savunuldu.
İYİ Parti cephesi, “şefkatli monarşi” gibi ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür yaklaşımların Türkiye’yi demokratik değerlerden uzaklaştıracağını öne sürdü. Körfez ülkelerindeki yönetim modellerine benzer bir yapının Türkiye’ye örnek gösterilmesine karşı çıkılırken, bu sistemlerin demokrasi üretmediği, aksine “itaat kültürü” oluşturduğu ifade edildi.
Ekonomi yönetimine ilişkin eleştirilerde ise Türkiye Varlık Fonu’nun yapısı ve işleyişi sorgulandı. Mevcut sistemin ekonomik şeffaflığı zayıflattığı ileri sürülerek, devlet yönetiminde yetkinin tek elde toplanmasının hem ekonomik hem de siyasi riskler doğurduğu savunuldu.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin tarihsel olarak monarşik yönetimleri geride bıraktığı hatırlatılarak, “farklı isimler altında benzer bir yönetim anlayışının yeniden tesis edilmesine izin verilmeyeceği” vurgulandı.
Ne olmuştu?
Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunmuş, sürecin sorumluluğunun iktidarda olduğunu ifade etmişti.