Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi olan ve yönetimi altında 11,5 trilyon doların üzerinde (güncel projeksiyonlarla 14 trilyon dolara yaklaşan) devasa bir portföyü bulunan BlackRock, küresel piyasalarda kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemde rotasını belirledi. Şirket tarafından yayımlanan son görünüm raporunda, düşen enflasyon verileriyle birlikte şirket borçlanma araçlarının sunduğu yüksek getirilerin reel anlamda eşsiz bir fırsat yarattığı vurgulandı. Yatırım devine göre, enflasyondaki geri çekilme bu tahvillerden elde edilen kazançların alım gücünü artırarak onları yatırımcılar için çok daha cazip bir liman haline getiriyor.

DEVLET TAHVİLLERİNDE OYNAKLIK RİSKİ KAPIDA
BlackRock’un strateji ekibi, şirket tahvillerine yönelik iştahı artırırken devlet tahvili piyasaları için ise oldukça temkinli bir tablo çiziyor. Yayınlanan raporda, hükümetlerin artan savunma harcamaları ve devasa altyapı projeleri nedeniyle borçlanma ihtiyaçlarının yükseldiğine dikkat çekiliyor. Bu mali genişlemenin devlet tahvili piyasalarında oynaklığı tetikleyebileceği uyarısında bulunan kurum, özellikle uzun vadeli kamu borçlanma araçlarında fiyat dalgalanmalarının yatırımcıyı yorabileceğini öngörüyor.

ENFLASYONUN DÜŞÜŞÜ REEL GETİRİLERİ PARLATTI
Yatırım stratejisinin temelinde yatan ana unsur, enflasyonun dizginlenmesiyle birlikte nominal getirilerin "gerçek" kazanca dönüşme potansiyeli olarak öne çıkıyor. BlackRock analizlerine göre, şirketlerin borçlanma maliyetleri üzerinden sundukları faiz oranları, düşen enflasyon ortamında yatırımcıya geçmiş dönemlere kıyasla çok daha güçlü bir satın alma gücü vaat ediyor. Kurumsal dengelerin sağlam olduğu sektörlerdeki şirket tahvillerini tercih eden dev şirket, bu stratejiyle hem risk yönetimini sağlamayı hem de getiri performansını maksimize etmeyi hedefliyor.




