Doğu Karadeniz bölgesi, Orta Doğu'da patlak veren savaş ve artan siyasi krizlerin faturasını turizmde ağır ödüyor. Özellikle Arap coğrafyasına endeksli büyüyen bölge turizmi, artan jeopolitik riskler nedeniyle son yılların en büyük daralmasıyla karşı karşıya kaldı.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Karadeniz Bölgesi Temsilcisi Metin İnan, bölgedeki Orta Doğu pazarının 2004 yılından itibaren istikrarlı bir büyüme trendi yakaladığını belirterek, son on yılda tüm Karadeniz illerinin bu yoğunluktan ciddi pay aldığını hatırlattı. Ancak sıcak çatışma ortamı, bu on yıllık yükseliş trendini adeta bıçak gibi kesti.
NEVRUZ DÖNEMİNDE İPTAL DALGASI YAŞANDI
Türkiye'nin coğrafi konumu itibarıyla bölgesindeki en ufak bir siyasi krizden doğrudan etkilendiğini vurgulayan İnan, savaşın turizmdeki ilk yıkıcı etkisinin bahar aylarında görüldüğünü ifade etti. Özellikle İran sınırındaki şehirler ve Karadeniz bölgesinin bu süreçten büyük yara aldığını belirten İnan, sektörün umut bağladığı 15 günlük Nevruz döneminde var olan rezervasyonların da art arda iptal edildiğini ve bölgedeki tesislerin bu kritik dönemi tamamen boş geçirdiğini kaydetti.
ORTA DOĞU’YA BAĞIMLILIK RİSK YARATTI
Turizmcileri asıl endişelendiren tablo ise yaklaşan yaz sezonuna ilişkin verilerde ortaya çıkıyor. Karadeniz turizminin yüzde 90 oranında Orta Doğu misafirlerine yönelik çalıştığına dikkat çeken İnan, mevcut durumda yaz dönemine ait hiçbir rezervasyon bulunmadığını açıkladı. Jeopolitik belirsizlik nedeniyle Körfez turistinin planlarını askıya aldığını belirten İnan, yaşanan bu krizin sektöre acı bir gerçeği gösterdiğinin altını çizdi. Sektör temsilcisi, tek bir pazara bağımlı kalmanın büyük bir risk taşıdığını, turizm çeşitliliğinin hayati önemde olduğunu ve artık buna yönelik stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
TGA'DAN 'GÜVENLİ LİMAN' VURGUSUYLA TANITIM ATAĞI
Sektör, ağırlıklı pazardaki bu çöküşten çıkış yolunu küresel tanıtım kampanyalarında arıyor. TGA'nın bölgelerdeki turizm çeşitliliğini artırmak adına yoğun bir mesai harcadığını ifade eden İnan, savaş bölgesine en yakın ülkelerden biri olunmasına rağmen Türkiye'nin bu çatışma ortamından olumsuz etkilenmediğini ve güvenli bir destinasyon olduğunu dünyaya anlatmak için uluslararası çapta geniş kapsamlı tanıtım çalışmaları yürütüldüğünü sözlerine ekledi.