Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) beklenenden daha sert ve "şahin" mesajları ile Orta Doğu'da barış umutlarının yerini yeniden belirsizliğe bırakmasıyla dalgalandı. Yaşanan bu çifte gelişme, ABD dolarını diğer önemli para birimleri karşısında adeta şahlandırdı.
Dolar endeksi, küresel bazda artan güvenli liman talebinin de etkisiyle 101,13 seviyesine tırmanarak son 13 ayın en yüksek seviyesini test etti. Piyasalar, Fed'in faiz patikasında yukarı yönlü revizyonlara gitmesini ve jeopolitik risklerin tırmanmasını dolar lehine fiyatlamaya devam ediyor.
ORTA DOĞU'DA BARIŞ İKLİMİ YERİNİ BELİRSİZLİĞE BIRAKTI
Orta Doğu coğrafyasında bir süredir hakim olan ve piyasaları rahatlatan barış rüzgarları, İsrail'in Lübnan'ı hedef alan askeri hamleleriyle tersine döndü. Bu gelişme üzerine İran'ın müzakere masasından çekilmesi, bölgedeki uzlaşı zeminini ciddi şekilde sakatladı.
Jeopolitik risklerin yeniden zirve yapmasıyla birlikte uluslararası yatırımcılar riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman olarak gördükleri dolara yöneldi. Anlaşma zemininden uzaklaşılması, küresel piyasalarda tedirginliği artırırken doların elini güçlendiren en önemli faktörlerden biri oldu.
YENİ BAŞKAN WARSH'TAN KARARLI ENFLASYON MESAJI
Fed, son toplantısında politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak sabit tuttu ancak karar metninde ve sonrasındaki açıklamalarda net bir ton değişikliğine gitti. Banka, federal fon oranına ilişkin yıl sonu tahminini yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükselterek faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağının sinyalini verdi. Fed'in yeni başkanı Kevin Warsh, karar sonrasında yaptığı ilk değerlendirmede, enflasyonun yüzde 2'lik hedefin oldukça üzerinde seyrettiğini açıkça vurguladı.
Fiyat istikrarını sağlama konusunda tavizsiz bir duruş sergileyeceklerini belirten Warsh'un bu açıklamaları, piyasalarda eylül ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına kesin gözüyle bakılmasına yol açtı. ABD'de mayıs ayında yıllık yüzde 4,2'ye ulaşan tüketici enflasyonu da bu şahin duruşun arkasındaki en büyük gerekçe olarak öne çıkıyor.
EURO VE STERLİN DOLAR KARŞISINDA KAN KAYBEDİYOR
Doların küresel çapta güç kazanması, Avrupa para birimleri üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Avrupa Merkez Bankasının sıkı duruşunu koruma çabasına rağmen, kıta genelinde süregelen enerji arz sıkıntıları ve maliyet baskıları avroyu kırılgan hale getiriyor. Bu gelişmelerle euro/dolar paritesi 1,1418 ile son 3,5 ayın en düşük seviyesini gördükten sonra dengelenme arayışına girdi.
Benzer bir kayıp sterlin cephesinde de yaşandı ve sterlin/dolar paritesi 1,3163 seviyesine kadar gerileyerek mart sonundan bu yana en düşük seviyesini kaydetti. Asya tarafında ise dolar/yen paritesi 161,81 ile son iki yılın en yüksek seviyelerini test ederek dolardaki küresel hakimiyeti bir kez daha teyit etti.
ANALİSTLER DOLARDA YUKARI YÖNLÜ MOMENTUMUN SÜRMESİNİ BEKLİYOR
Uzmanlar, dolardaki bu yükseliş trendinin arkasında hem faiz farklarının hem de küresel risklerin yattığına dikkat çekiyor. Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, dolarda uzun vadeli düşüş beklentileri olsa bile mevcut döngünün yukarı yönlü hareketlere ciddi bir alan açtığını ifade etti. Avrupa'daki büyüme zayıflıklarının avronun momentumunu kaybettirdiğini belirten Foley, bu durumun dolar endeksini daha da yukarı taşıyabileceğini öngörüyor.
In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys ise Fed'in şahin tonunun dolardaki yükseliş isteğini yeniden canlandırdığını kaydetti. Matys, teknik olarak endeksin mart ayındaki zirvesini aşarak yılın yeni tepe noktalarını test edebileceğini, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması durumunda dolara olan desteğin daha da artacağını vurguladı.





