Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), küresel piyasaları derinden etkileyen yeni ekonomik öngörülerini Bölgesel Ekonomik Görünüm raporuyla kamuoyuna duyurdu. Banka, Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların tetiklediği enerji maliyetlerindeki ani sıçrama ve tedarik zincirlerinde yaşanan ciddi aksaklıklar nedeniyle, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu pek çok gelişmekte olan piyasada bu yıl ekonomik büyümenin yavaşlayacağını açıkladı.

Yapılan son değerlendirmelere göre, küresel belirsizliklerin gölgesinde kalan EBRD bölgelerindeki genel büyümenin, geçen yıl yakalanan yüzde 3,4'lük performansın ardından bu yıl yüzde 3,1'e gerilemesi, 2027 yılında ise yüzde 3,6'ya toparlanması bekleniyor.

Raporda, özellikle Türkiye, Ukrayna ve Mısır gibi kilit öneme sahip ülkelerdeki yavaşlama trendine dikkat çekildi. Kalkınma finansmanı kuruluşunun faaliyet gösterdiği 41 ülkeyi kapsayan genel büyüme tahmini, şubat ayında ilan edilen düzeyin 0,5 puan altına çekilerek yüzde 3,1 olarak revize edildi. Banka yönetimi, 2027 yılına ilişkin küresel büyüme beklentisini de yüzde 3,7'den yüzde 3,6'ya düşürerek temkinli duruşunu korudu.

TÜRKİYE'NİN BÜYÜME TAHMİNLERİNE DIŞ KOŞULLAR NEDENİYLE AŞAĞI YÖNLÜ REVİZYON

EBRD, küresel ölçekte ağırlaşan ve giderek daha elverişsiz hale gelen dış koşulları gerekçe göstererek Türkiye ekonomisine yönelik büyüme beklentilerini aşağı yönlü güncelledi. Son rapora göre, şubat ayında Türkiye için yüzde 4,0 olarak açıklanan 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,5 seviyesine çekildi. Benzer şekilde, daha önce yüzde 4,5 olarak öngörülen 2027 yılı büyüme tahmini de yarım puanlık düşüşle yüzde 4,0 olarak belirlendi.

Ekonomistlerin analizlerine göre, Türkiye'ye yönelik bu aşağı yönlü revizyonun arkasında artan enerji ithalat faturası, kalıcı hale gelen enflasyonist baskılar ve Orta Doğu'daki sıcak çatışmaların turizm ile imalat sanayi değer zincirleri üzerindeki olası olumsuz etkileri yer alıyor.

Raporda; yükselen enerji ithalat maliyetlerinin, olası sermaye çıkışlarının, turizm gelirlerindeki düşüş riskinin ve sanayi tedarik hatlarında yaşanabilecek tıkanmaların enflasyonu besleyebileceği ve cari hesap üzerinde ek baskı yaratabileceği uyarısı yapıldı.

Tüm bu zorluklara rağmen EBRD, Türkiye ekonomisinin son dönemde güçlenen mali yapısı ve dış tamponları sayesinde bu tür küresel şokları rahat bir şekilde absorbe edebilecek güçlü bir kapasiteye sahip olduğunun altını çizdi.

EN BÜYÜK DARBEYİ LÜBNAN VE IRAK ALDI

Şubat ayındaki tahminlere kıyasla raporda en dramatik aşağı yönlü revizyonların yapıldığı ülkeler Orta Doğu çatışmasının merkezine yakın konumdaki Lübnan ve Irak oldu. Yaşanan jeopolitik kriz nedeniyle Lübnan'ın büyüme tahmini 6 puan, Irak'ınki ise 5,1 puan birden düşürüldü. Yeni projeksiyonlara göre her iki ekonominin de bu yılı küçülmeyle kapatması bekleniyor. EBRD, Lübnan ekonomisinin yüzde 2, Irak ekonomisinin ise yüzde 1,5 oranında daralacağını öngörüyor.

Küresel enflasyon dinamiklerine de değinilen raporda, şubat ile nisan ayları arasındaki kısa dönemde ortalama enflasyonun 1,2 puan yükselerek yüzde 6,4'e ulaştığı kaydedildi. Banka yetkilileri, özellikle gübre maliyetlerindeki artışın tarımsal verimliliği vurması durumunda tetiklenecek ek gıda fiyatı artışlarının, en çok düşük gelirli EBRD ekonomilerinde hissedileceğini vurguladı.

Ayrıca, yükselen borçlanma maliyetleri nedeniyle, enflasyon sıçramalarının Kovid-19 pandemisi sonrasındaki dönemde olduğu gibi borçların GSYH'ye oranını kendiliğinden düşürme avantajını artık kaybettiği uyarısında bulunuldu.

AVRUPA'DA ENERJİ KRİZİ SÜRERKEN YAPAY ZEKÂ SEKTÖRÜ UMUT OLDU

Bu yıl yaşanan enerji fiyatı sıçramalarının, Rusya'nın 2022'deki Ukrayna işgali döneminde görülen tarihi zirvelerin altında kaldığı belirtilse de Avrupa'daki doğal gaz fiyatlarının hâlâ ABD seviyelerinin yaklaşık beş katı üzerinde seyrettiği gerçeği hatırlatıldı.

Bu durumun, bölgedeki ihracatı halihazırda enerji yoğun sektörlerden uzaklaştırdığı gözlenirken, madalyonun diğer yüzünde yapay zekâ ilişkili ihracatın hızla büyüdüğü ifade edildi. Rapordaki verilere göre, yapay zekâ odaklı ihracat hacmi geçen yıl Macaristan'da yıllık bazda yüzde 42, Polonya'da ise yüzde 21 oranında dikkat çekici bir artış gösterdi.

EBRD Baş Ekonomisti Beata Javorcik, Reuters'a verdiği demeçte, mevcut durumu "Bu rapor, devam eden enerji şokunun hikâyesidir" sözleriyle özetledi. Şokun, Avrupa imalat sektöründeki hissiyatın zaten zayıf olduğu oldukça zorlu bir anda geldiğini belirten Javorcik, yapay zekâ sektöründeki sıçramayı ise parlak bir nokta olarak değerlendirdi.

Bölgenin bu yenilikçi sektörlerin bazılarında halihazırda güçlü bir karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğunu ifade eden Baş Ekonomist, yapay zekâ patlamasının yeni fırsatlar yaratarak enerji şokunun yol açtığı zorunlu yapısal uyum sürecini hafifletmeye yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.

Son olarak raporda, yüksek enerji fiyatlarına karşı dünya genelindeki ekonomilerin yaklaşık dörtte birinin, EBRD ekonomilerinin ise neredeyse üçte ikisinin enerji tasarrufu sağlamak ya da tüketicileri sübvanse etmek adına en az bir önlem paketi devreye aldığı aktarıldı.

Baş Ekonomist Javorcik, bu noktada hükümetlerin uyguladığı yakıt vergisi indirimleri veya muafiyetlerine eleştirel bir yaklaşım getirerek, bu tür desteklerin bireylerin tüketimi azaltma teşvikini yok ettiğini ve bu durumun ilerleyen süreçte yapısal arz kıtlıklarını daha da derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

Muhabir: Tuba Tunca