EKK tarafından yapılan yazılı açıklamada, uluslararası rezervlerin tarihi yüksek seviyeye ulaştığı ve rezerv yeterliliğinin uluslararası standartlarda güçlendiği belirtildi.
Hükümet tarafından kararlılıkla uygulanan ekonomi programı sayesinde elde edilen kazanımların, 2025 yılında daha da ileriye taşındığını belirten EKK açıklamasında, rezervlerin tarihi yüksek seviyeye ulaştığı ve uluslararası standartlarda rezerv yeterliliği sağlandığı da ifade vurgulandı.
“KKM SONLANDIRILDI”
Rezervlerin artmasına paralel olarak Türk lirası varlıklara duyulan güvenin de arttığını ve önemli bir koşullu yükümlülük olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sonlandırıldığını belirten KKM açıklamsında, “Ülke risk primimiz, 2018 yılı Mayısından sonraki en düşük seviyesine gerilemiş, böylece kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azalmış ve daha uygun koşullarla dış finansmana erişim artmıştır" ifadeleri yer aldı.
BÜYÜME, İSTİHDAM VE CARİ DENGEDE OLUMLU SEYİR
Kurul açıklamasında, ekonomik büyümenin dengeli yapısına dikkat çekilerek, "Tüketim ve yatırımın dengeli görünümü ile ekonomimiz ilk üç çeyrekte yıllık yüzde 3,7 büyümüştür. Mal ve hizmet ihracatımızdaki artışın etkisiyle 2025 yılsonunda milli gelire oranla yüzde 1,4 civarında öngördüğümüz cari açık, sürdürülebilir seviyelerde korunmuştur. İşsizlik oranı 31 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Dezenflasyon süreci devam etmiş ve yıllık enflasyon son dört yılın en düşük seviyesi olan yüzde 30,89’a gerilemiş, temel mal enflasyonu ise yüzde 17,7 seviyesine inmiştir. Yüksek deprem harcamalarına rağmen mali disiplin korunmuş, kamu borçluluğu düşük seviyesini sürdürmüştür" değerlendirmesi yapıldı.
ENFLASYONLA MÜCADELEDE KARARLILIK
EKK açıklamasında enflasyon hedeflerine ilişkin şu değerlendirme yapıldı:
"Enflasyonla mücadeleyi, kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar çok boyutlu, koordineli ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. 2026 yılında para ve maliye politikaları ile bütüncül bir yaklaşım ve eşgüdüm içinde atacağımız adımlarla enflasyonla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu çabalarımızı sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alanda uyguladığımız arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da destekliyoruz."