Pedofili ağı kurmak suçundan hapisteyken ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein davasında sular durulmuyor. ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan yeni belgeler, skandalın sadece ünlü isimlerle sınırlı olmadığını, devlet diplomasisinin en üst kademelerine kadar uzanan korkunç iddiaları gün yüzüne çıkardı.

BÜYÜKELÇİ HAKKINDA ŞOK İDDİA: 11 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU HAMİLE BIRAKTI
Belgeler arasındaki en sarsıcı detay, ABD’nin eski Meksika Büyükelçisi Earl Anthony Wayne hakkındaki yazışmalar oldu. 2019 yılında gönderilen bir e-postaya göre; Wayne, 2014 yılında Meksika’da bizzat Epstein tarafından düzenlenen bir partiye katıldı. İddiaya göre Wayne, bu partide 11 yaşındaki bir kız çocuğunu hamile bıraktı. Doğan çocuğun DNA testinin Wayne ile yüzde 100 eşleştiği ve eski büyükelçinin Meksika’da müebbet hapse mahkum edildiği, ancak ABD ile yapılan gizli bir anlaşmayla serbest kaldığı ileri sürülüyor.
SKANDALIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLDÜ? BAŞKASI YERİNE HAPİS YATTI
Dosyadaki iddialar bununla da sınırlı kalmadı. Yazışmalarda, Büyükelçi Wayne’in hapse girmemesi için bir ABD deniz piyadesinin onun yerine cezaevinde yattığı savunuluyor. Şu an hakkında Meksika'da hala geçerli bir yakalama kararı bulunduğu belirtilen Wayne’in, adaletten kaçtığı vurgulanıyor.

YENİ DOĞAN BEBEKLER ÜZERİNE ŞÜPHELİ YAZIŞMALAR
Belgelerin bir diğer karanlık noktası ise bilim dünyasından geldi. UCLA Profesörü Mark Tramo ile Epstein arasındaki 2017 tarihli yazışmalar "bebek deneyi" şüphelerini doğurdu. Tramo’nun, yeni doğan bebeklerin emme refleksleri ve anne sesi kayıtları üzerine yaptığı teknik paylaşımlar sosyal medyada büyük tepki topladı. Kullanıcılar, UCLA’ya profesör hakkında acil soruşturma açılması yönünde çağrıda bulundu.

330 GALONLUK ASİT BİLMECESİ BELGELERE GİRDİ
Daha önce sosyal medyada tartışma yaratan sülfürik asit alımı da bu belgelerle resmiyet kazandı. 2018 yılına ait bir para transferi kaydında, bir denizcilik sistemleri şirketine yapılan ödemenin detaylarında "sülfürik asit" alımı açıkça görüldü. Yaklaşık 4.373 dolarlık bu faturada asidin hangi amaçla alındığına dair bir açıklama bulunmaması, kurbanların izlerini silmek için kullanıldığı yönündeki şüpheleri kuvvetlendirdi.
MÜŞTERİ LİSTESİ VE İNTİHAR TARTIŞMASI
Epstein’ın dosyasında Donald Trump, Bill Clinton ve Prens Andrew gibi isimlerin geçmesine rağmen, FBI ve Adalet Bakanlığı hala resmi bir "müşteri listesi"ne ulaşılamadığını savunuyor. Kamuoyunda Epstein’ın susturulmak için öldürüldüğü iddiaları tazeliğini korurken, resmi makamlar olayın "intihar" olduğu konusundaki ısrarını sürdürüyor.


