Dünya kamuoyunda infial yaratan Jeffrey Epstein davasında, sızdırılan milyonlarca yeni belgeyle birlikte "Türkiye" başlığı yeniden alevlendi. Belgelerde Türk çocuklarının ve vatandaşlarının isimlerinin geçtiği iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı çok kritik bir adım atarak resmi soruşturma başlattı.
JEFFREY EPSTEIN OLAYI NEDİR?
Jeffrey Epstein; ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik kurduğu uluslararası fuhuş ve istismar ağıyla suçlanan, 2019 yılında hapishanede şüpheli bir şekilde ölü bulunan milyarder bir iş adamıdır. Olayı dünya gündeminde tutan asıl mesele ise, Epstein’ın "istismar adasına" dünyanın en güçlü siyasetçilerini, sanatçılarını ve iş insanlarını taşımasıdır. Son dönemde açıklanan belgelerde bu ağın sadece ABD ile sınırlı kalmadığı, Türkiye dahil birçok ülkeden çocukların bu ağa dahil edildiği iddiaları gündeme bomba gibi düşmüştür.
ANKARA SAVCILIĞI NEDEN SORUŞTURMA BAŞLATTI?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı harekete geçiren temel neden, açıklanan 3 milyon sayfalık son veri setinde çok sayıda Türk vatandaşının ve çocuklarının isimlerinin açıkça yer almasıdır. Belgelerde çocukların İngilizce bilmedikleri için zorluk çektiklerine dair notların bulunması, "Türkiye’den çocuk kaçırıldı mı?" sorusunu adli bir inceleme konusu haline getirmiştir.
BANU K. VAKASINDA SON DURUM NE?
Dosyada adı geçen ve ABD’de yaşadığı bilinen Banu K. isimli kadının ifadesi, talimat yoluyla İstanbul’da alındı.
-
Savunması: Banu K., Epstein ile hiçbir bağının olmadığını, olayın tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu savundu.
-
Hukuki Süreç: Savcılık ilk etapta Banu K. hakkında takipsizlik kararı verdi. Ancak mağdur aileleri temsil eden dernekler, "İsim benzerliği olsa bile gerçek failin bulunması gerekir" diyerek bu karara itiraz etti. Sulh Ceza Hakimliği itirazı reddedince bu kanal için karar kesinleşmiş oldu.
YENİ BELGELERDE TÜRKİYE HAKKINDA NE VAR?
Uluslararası Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği'nin son açıklamalarına göre, yeni yayımlanan 7 ana belgede Türkiye ve Türkçe isimlerin yoğunluğu dikkat çekici boyutlara ulaştı.
-
Sansür İddiası: Mevcut belgelerin birçoğunun sansürlü ve karartılmış olması nedeniyle gerçeklerin tam olarak yansımadığı ifade ediliyor.
-
Resmi Talep: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunan hukukçular, ABD makamlarından belgelerin ve videoların sansürsüz asıllarının tamamının adli yardımlaşma yoluyla talep edilmesini istedi.
TÜRK ÇOCUKLARI İDDİASI SOMUTLAŞTI MI?
Belgelerde özellikle 6 şubat depremi sonrası kaybolan çocuklara dair iddialar ve bazı aracı isimlerin Türkiye üzerinden çocuk trafiği yönettiği öne sürülüyor. Ankara Savcılığı’nın başlattığı soruşturma, bu iddiaların dijital delillerle (seyahat verileri, banka kayıtları ve ajandalar) eşleştirilmesini hedefliyor.