Jeffrey Epstein’ın Manhattan’daki malikanesine levyeyle giren FBI ajanları, kilitli bir kasanın içinde sadece sahte bir pasaport değil, küresel bir casusluk ağının ipuçlarını da buldu. Marius Robert Fortelni adına düzenlenen ve üzerinde Epstein’ın fotoğrafı bulunan Avusturya pasaportu; Suudi Arabistan’dan Fransa’ya kadar pek çok ülkenin giriş damgasını taşıyordu.
MANHATTAN’DA KOMPROMAT SİSTEMİ: ŞANTAJ FABRİKASI
FBI ajanları, 50 milyon sterlinlik malikaneyi ararken evin her köşesinin gelişmiş gözetleme cihazlarıyla donatıldığını fark etti. İddiaya göre Epstein, evine gelen dünyaca ünlü misafirlerinin yatak odası kayıtlarını topluyor ve bu bilgileri şantaj amacıyla kullanıyordu. Rus istihbaratının "kompromat" (şantaj materyali) adını verdiği bu yöntem, Epstein’ın elindeki en büyük silahtı. Dünyayı özel jetiyle gezen bir milyarderin neden sahte pasaporta ihtiyaç duyduğu sorusu ise tek bir adresi işaret ediyordu: İstihbarat dünyası.
RUSYA BAĞLANTISI VE "HALK DÜŞMANI" TEHDİDİ
Adalet Bakanlığı’nın son yayınladığı belgeler, Epstein’ın Rus istihbaratıyla olan derin bağlarını ortaya koydu. 2015 yılında Rusya’nın o dönemki Bakan Yardımcısı ve FSB Akademisi mezunu Sergei Belyakov’a e-posta gönderen Epstein, New York’taki iş adamlarına şantaj yapmaya çalışan bir Rus kadını "ihbar" ediyordu. Epstein, kadını tehdit ederken "FSB’deki dostlarımla görüştüm" diyor ve Stalin döneminin infaz terimi olan "vrag naroda" (halk düşmanı) ifadesini kullanıyordu.
PUTİN İLE GİZLİ RANDEVU TRAFİĞİ
Ortaya çıkan e-postalar, Epstein’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan temas kurmuş olabileceğini gösteriyor. 2011 tarihli bir mesajda, Epstein’ın Putin ile bir randevusu olduğu ve uçuş planlarının buna göre yapıldığı belirtiliyor. Uçuş kayıtları, Epstein’ın "Lolita Express" adlı uçağıyla Rusya’ya en az üç kez gittiğini, bu yolculuklarda yanında Bill Clinton gibi isimlerin de bulunduğunu doğruluyor.
MOSSAD İÇİN "BAL TUZAĞI" OPERASYONU MU?
Epstein hakkındaki tek iddia Rusya ile sınırlı değil. FBI dosyaları, Epstein’ın İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak ile olan 36 görüşmesine dikkat çekiyor. Eski istihbaratçıların iddialarına göre Epstein, Mossad için "dünyanın en büyük bal tuzağı operasyonunu" yürütüyordu. Önemli politikacılara genç kızlar sağlayarak onları cinsel şantaj sarmalına sokuyor ve elde ettiği bilgileri İsrail istihbaratına servis ediyordu.
SIRLARIYLA MEZARA GİTTİ
Kurbanlarından birinin mahkemede "O bir Mossad ajanı olmakla övünüyordu" demesi, taşları yerine oturtan son parça oldu. Ancak Epstein, 2019 yılında hücresinde ölü bulunarak tüm bu devasa istihbarat ağının sırlarını mezara götürdü. Gardiyanların kontrol yapmadığı, hücre arkadaşının uzaklaştırıldığı ve kamera kayıtlarının "kaybolduğu" o gece yaşananlar, Epstein’ın sadece bir sapkın değil, küresel güç dengelerini elinde tutan bir piyon olduğu şüphesini sonsuza dek canlı tutacak.