İran savaşı sürecinde küresel tarım sektörünü en çok endişelendiren konuların başında, gübre arzında ve tedarik zincirinde yaşanabilecek olası kesintiler geliyordu. Özellikle dünya genelindeki üre ve azotlu gübre ticaretinin çok büyük bir kısmının Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilmesi, hem çiftçiler hem de ithalatçı ülkeler için devasa bir risk unsuru oluşturmuştu. Ancak jeopolitik gerilimlerin gölgesinde yaşanan son gelişmeler, piyasalardaki tansiyonun bir miktar düştüğüne ve tedarik kanallarının yeniden canlandığına işaret ediyor.
Tayland Gübre ve Tarımsal Girdi Tedarikçileri Birliği Başkan Yardımcısı Thepvit Teosuratkul, Orta Doğu kaynaklı gübre sevkiyatlarının yeniden hız kazanmaya başladığını belirtti. Sektör temsilcileri, özellikle küresel tarımın bel kemiği olan üre arzındaki sıkışıklığın önemli ölçüde hafiflediğini vurguluyor. Bu kritik dönemde arz zincirinin tamamen kopmasını önleyen en önemli hamle ise Suudi Arabistanlı üreticilerden geldi.
Suudi üreticiler, Hürmüz Boğazı'ndaki riski baypas etmek amacıyla hızlıca alternatif lojistik çözümler geliştirdi. Ülkenin doğu bölgelerinde üretilen gübreler kamyonlarla Kızıldeniz limanlarına taşındı ve buradan dünya pazarlarına ihraç edilmeye devam etti. Bu stratejik adım, savaş döneminde tırmanışa geçen fiyatların yönünü aşağı çevirmesinde de itici güç oldu.
ÜRE FİYATLARINDA GEVŞEME SİNYALİ
Lojistik kanalların yeniden açılmasının küresel piyasalardaki ilk somut etkisi fiyat tablosunda kendisini gösterdi. Taylandlı sektör temsilcilerinin aktardığı verilere göre, özellikle azotlu ve üre bazlı gübrelerde fiyatlar aşağı yönlü bir eğilime girdi. NP ve NPK olarak adlandırılan kompoze gübrelerde ise fiyatlar şimdilik dengeli bir seyir izliyor. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda bu ürün grubunda da gevşemenin devam edebileceğini öngörüyor.
Ancak uluslararası piyasalardaki bu rahatlamanın tarlaya ve çiftçiye yansıması hemen gerçekleşmeyecek. İç piyasalardaki dağıtıcıların büyük bir kısmı, savaşın tepe noktasında yüksek maliyetlerle satın aldıkları stokları henüz eritemedi. Bu yüksek maliyetli stokların piyasadan çekilmesi zaman alacağı için, küresel fiyat düşüşlerinin perakende seviyesine yansımasının kademeli ve biraz gecikmeli olması bekleniyor.
HİNDİSTAN GÜBRE STOKLARINI GÜÇLENDİRDİ
Küresel gübre piyasasında işlerin normale dönmeye başladığını gösteren bir diğer kritik veri ise dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olan Hindistan’dan geldi. Hindistan hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamada; üre, DAP ve sülfür yükü taşıyan dört büyük ticaret gemisinin geçtiğimiz hafta itibarıyla Hürmüz Boğazı'nı sorunsuz bir şekilde geçerek ülke limanlarına doğru seyre başladığı duyuruldu.
Söz konusu stratejik sevkiyatların Krishnapatnam, Kakinada, Paradeep ve Mundra limanlarına ulaştırılacağı belirtildi. Hindistan'ın mevcut tarımsal üretim sezonundaki yoğun gübre ihtiyacı göz önüne alındığında, bu sevkiyatların sorunsuz ilerlemesi küresel gıda güvenliği açısından büyük bir rahatlama sağladı.
STOKLAR GEÇEN YILIN ÜZERİNDE
Resmi veriler, Hindistan'ın olası bir küresel kriz senaryosuna karşı hazırlıklarını önceden sıkı tuttuğunu da ortaya koyuyor. 22 Haziran itibarıyla ülkenin toplam gübre stoku 19,6 milyon tona ulaşmış durumda. Geçen yılın aynı döneminde bu stok miktarının 16,9 milyon ton seviyesinde olduğu hatırlatıldığında, ülkenin depo kapasitesini ciddi oranda artırdığı görülüyor.
Kriz sonrası süreçte yerli üretim hamlesiyle 13,3 milyon tonluk bir hacme ulaşan Hindistan, ithalat kanalıyla da 4,4 milyon ton gübreyi depolarına koydu. Ayrıca hükümet yetkilileri, kharif üretim sezonu risklerini sıfırlamak adına şimdiden 9 milyon tondan fazla üre ve fosfor-potasyum bazlı gübrenin bağlantısını ve anlaşmalarını tamamladıklarını bildiriyor.
TARIM PİYASALARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
İran savaşı nedeniyle son haftalarda üre, amonyak ve sülfür fiyatlarında yaşanan kontrolsüz yükselişler, küresel gıda arzı üzerinde adeta bir hayalet gibi dolaşıyordu. Gübre maliyetlerinin çok fazla artması durumunda çiftçilerin toprağa daha az gübre atacağı, bunun da küresel çapta ciddi bir rekolte ve verim kaybına yol açarak gıda krizini tetikleyeceği endişesi hakim kılınmıştı.
Bugün gelinen noktada ise tarım piyasaları, savaşın getirdiği "risk priminin" önemli bir kısmını geri vermiş ve sakinleşmiş görünüyor. Yine de uluslararası analiz şirketleri ve tarım uzmanları temkinli duruşunu koruyor. Sektör temsilcileri, piyasaların tamamen rahatladığını söylemek için henüz erken olduğunu vurguluyor. Gübre sektöründe akut kriz korkusu şimdilik bertaraf edilmiş olsa da, dünya tarım sektörü enerji maliyetleri, jeopolitik riskler ve iklim krizi üçgenindeki kırılgan yapısını korumaya devam ediyor.