Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, İstanbul Finans Merkezi’nin katkılarıyla düzenlenen AA Finans Masası'nda ekonomi gündemine dair kapsamlı bir projeksiyon sundu. 2025 yılını enflasyon ve faizlerdeki düşüşle geride bıraktıklarını belirten Olpak, 2026 yılına dair öngörülerini paylaştı. Yeni yılın 2025'e göre daha iyileşmiş ve nispi anlamda belli rahatlamaların yaşanacağı bir dönem olacağını ifade eden Olpak, ancak iş dünyasına önemli bir uyarıda bulundu. Tüm sıkıntıların bir anda ortadan kalkmayacağını, iş dünyasının hesabını "sihirli değnek" beklentisiyle değil, bu gerçekçi tabloya göre yapması gerektiğini vurguladı. Deprem felaketi ve EYT gibi maliyetli süreçlerin etkilerinin azalmasıyla birlikte 2026’nın risklerin daha iyi yönetildiği bir yıl olacağını dile getirdi.
GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDE 30 YILLIK DÜĞÜMÜN MALİYETİ HER İKİ TARAFA DA YAZIYOR
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ticari ilişkilerinin temel taşı olan Gümrük Birliği’nin mevcut durumuna sert eleştiriler getiren Olpak, anlaşmanın 30. yılında hala güncellemenin konuşuluyor olmasının her iki taraf için de ciddi bir maliyet yarattığını söyledi. Güncelleme yapılmadığı takdirde sadece Türkiye’nin değil, Avrupa Birliği’nin de ekonomik kayıplar yaşadığını raporlarla ortaya koyduklarını belirtti. Özellikle AB’nin "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması" ve yeni gündeme gelen "Made in Europe" stratejisine değinen Olpak, bu uygulamaların Asya-Pasifik’e karşı bir koruma kalkanı olarak tasarlandığını ancak Türkiye’nin bu kapsamın içinde tutulmaması durumunda ciddi bir risk doğabileceğini ifade etti. Türkiye’nin lojistik üstünlüğünü ve AB ile olan altyapı uyumunu korumak adına Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun "olmazsa olmaz" olduğunu vurguladı.
ABD İLE 100 MİLYAR DOLARLIK HEDEF VE KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARI
ABD ile olan ticari ilişkilere özel bir parantez açan Olpak, Trump döneminde belirlenen 100 milyar dolarlık hedefin sanıldığı kadar uzak olmadığını belirtti. Geçtiğimiz yılın 35 milyar dolar seviyesinde ve dengeli bir ticaret hacmiyle kapatıldığını hatırlatan Olpak, ticaret hacminin kısa sürede iki katına çıkabildiğini, bunun beş katına çıkarılmasının da mümkün olduğunu söyledi. ABD-Çin ticaret savaşlarının Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırdığına işaret eden Olpak, ABD’nin Çin’e karşı verdiği dış ticaret açığını azaltma politikasının Türk iş dünyasına yeni alanlar açabileceğini ancak Çin’in Amerika’ya satamadığı malları agresif bir şekilde Türkiye pazarına yönlendirme ihtimaline karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Ayrıca İngiltere ile olan Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesinin de öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu ekledi.
ENERJİ, GIDA VE DİJİTAL EKONOMİ GELECEĞİN ROTASINI BELİRLİYOR
Olpak, 2026 ve sonrasındaki on yıllık süreçte enerji, gıda ve dijitalleşmenin en stratejik sektörler olacağını öngördü. Yapay zekanın ve veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına dikkat çekerek, yenilenebilir enerjinin önemini ancak bu alandaki kapasite kısıtlamalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Gıda güvenliğinin bir "beka" meselesi olduğunu vurgulayan Olpak, sulu ve susuz tarım teknolojilerine yönelik yatırımların artarak devam edeceğini öngördü. Yeşil ve dijital dönüşümü sadece bir "değişim" olarak değil, devasa birer "ekonomi" olarak tanımlayan Olpak, "Yeşil Ekonomi" ve "Dijital Ekonomi" kavramlarının iş dünyasının yeni pusulası olacağını söyledi.
TİCARİ DİPLOMASİDE 40. YIL VE YENİ SEÇİM SÜRECİ
DEİK’in 40. kuruluş yılına ve 17 Ocak’ta yapılacak olan büyük seçime de değinen Nail Olpak, kuruluşun bir Türk-Amerikan İş Konseyi ile başlayan yolculuğunun bugün 153 iş konseyine ulaştığını gururla paylaştı. Afrika’dan Asya-Pasifik’e kadar uzanan devasa bir networke sahip olduklarını belirten Olpak, ticari diplomasi vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi. Yeni dönemde özellikle dış ticaret açısından öncelikli olarak belirlenen 33 iş konseyinden beklentilerinin daha yüksek olacağını ifade eden Olpak, kaptan köşkünde kendisi otursa da rotayı yönetim kurulu ve iş konseyi başkanlarıyla birlikte ortak akılla çizeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.