EKONOMİ

Hakan Kara savaşın olası etkilerini yazdı: Cari açık 50 milyar doları aşabilir!

Savaşın faturası 50 milyar doları aşabilir! Eski TCMB Başekonomisti Hakan Kara'dan kritik uyarı geldi. Mevcut ekonomik modelde yolun sonuna mı gelindi?

Eski Merkez Bankası Başekonomisti ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hakan Kara, son dönemde tırmanan jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Kara, Türkiye’nin elindeki "manevra alanlarını" ve "yumuşak karınlarını" karşılaştırarak, savaşın süresine bağlı olarak ekonomik parametrelerin nasıl değişebileceğine dair önemli uyarılarda bulundu.

EKONOMİNİN SAVUNMA HATTI: GÜÇLÜ YANLAR VE REZERV CEPHANESİ

Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı elindeki en büyük kozları sıralayan Prof. Dr. Ali Hakan Kara, kamu ve özel sektör borçluluğunun düşük olmasını "manevra alanı" olarak nitelendirdi. Bütçe açığının yüzde 3 seviyesinin altında kalmasının, büyümede yaşanabilecek olası bir yavaşlamayı yumuşatma potansiyeli taşıdığını vurgulayan Kara, bankacılık sisteminin güçlü yapısına ve reel sektörün çevikliğine vurgu yaptı.

Merkez Bankası'nın (TCMB) altın fiyatlarındaki yükselişle birlikte rezerv tarafında "ciddi bir cephane" biriktirdiğini belirten Kara, faiz oranlarının mevcut seviyesinin Türk Lirası'nı orta şiddetli sarsıntılara karşı koruduğunu ifade etti. Özellikle yabancı yatırımcıların swap pozisyonlarının geçmiş krizlere kıyasla çok düşük olması, ani bir sermaye çıkışı riskini azaltan bir unsur olarak öne çıkıyor.

ENERJİ ŞOKU VE ENFLASYONUN KRİTİK EŞİĞİ

Kara, ekonominin "zayıf halkalarını" analiz ederken enerji ithalatına olan bağımlılığın altını çizdi. Türkiye'nin enerjide yüzde 65-70 oranındaki dışa bağımlılığının, petrol ve buna bağlı ham madde fiyatlarındaki artışla doğrudan bir maliyet baskısı oluşturduğunu belirtti.

Enflasyonla mücadelede tam da kritik bir eşiğe gelindiği sırada bu şokun yaşanmasının "talihsiz" bir zamanlama olduğunu ifade eden Kara, petrol fiyatlarının 3 ay boyunca yüksek seyretmesi durumunda enflasyondaki düşüşe olan güvenin ciddi şekilde sarsılacağı uyarısında bulundu. Kara, bu durumun enflasyonla mücadelede daha hızlı hareket edilmemesine yönelik geçmiş eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini savundu.

CARİ AÇIKTA 50 MİLYAR DOLAR TEHLİKESİ VE FİNANSMAN ÇIKMAZI

Dış ticaret dengesinde beklenen bozulmaya da değinen Prof. Dr. Kara, normal şartlarda 35 milyar dolar civarında seyretmesi beklenen cari açığın, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı olması durumunda 50 milyar doları aşabileceğini öngördü. Sermaye girişlerinin yavaşladığı ve dolarizasyon eğiliminin arttığı bir ortamda bu açığın finansmanının iki yoldan geçeceğini belirtti: Ya Merkez Bankası rezervleri kullanılacak ya da ekonomideki büyüme hızından vazgeçilerek belirgin bir yavaşlama kabullenilecek.

SENARYO ANALİZİ: DÖVİZ KURUNDA KONTROLLÜ DÜZELTME GELİR Mİ?

Savaşın kısa sürdüğü senaryoda Türkiye’nin bu süreci "ufak hasarla" atlatabileceğini belirten Kara, belirsizliğin yüksekliğine dikkat çekti. Savaşın uzun sürmesi durumunda ise ekonomi yönetiminin bugüne kadar yürüttüğü stratejinin zorlanacağını ifade etti. Düşük enerji fiyatlarının sağladığı desteğin ortadan kalkmasıyla birlikte, büyümede ivme kaybı yaşanabileceğini ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmenin gündeme gelmek zorunda kalabileceğini belirterek, tüm parametrelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.