Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), sektörün geleceğine ışık tutan aylık raporunun nisan ayı sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. KPMG işbirliğiyle hazırlanan raporda, Türkiye'deki inşaat harcamalarının ve sektörel büyümenin 2025 yılında sergilediği performans tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Zorlu ekonomik koşullara rağmen büyümesini sürdüren inşaat sektörü, ülke ekonomisinin genel büyüme hızını geride bırakarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.
İNŞAAT HARCAMALARI 9 TRİLYON LİRAYI AŞTI
Açıklanan verilere göre, Türkiye genelindeki inşaat harcamaları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 44 oranında devasa bir artış gösterdi. Bu yükselişle birlikte toplam harcama tutarı 9,09 trilyon lira seviyesine ulaştı. Yılın sadece son çeyreğinde yapılan harcamalar ise yüzde 38,6'lık bir artış eğilimiyle 2,38 trilyon lira olarak kayıtlara geçti.
SEKTÖRÜN BÜYÜME HIZI ÜLKE GENELİNİ KATLADI
İnşaat sektörü, 2025 yılı genelinde yüzde 10,8 oranında büyüyerek Türkiye ekonomisinin en önemli itici gücü konumuna geldi. Sektörün bu yüksek performansı, yüzde 3,6 olarak gerçekleşen ülke gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine en büyük katkıyı sağlayan alanların başında yer almasını sağladı. Yılın son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyen sektör, dönem bazında bir miktar ivme kaybetmiş olsa da yılın tamamında ülke ekonomisinin oldukça üzerinde bir grafik çizdi.
ZORLU KOŞULLARA RAĞMEN BÜYÜME SÜRÜYOR
Sektörün sıkı finansman koşulları, maliyet baskıları ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara karşı gösterdiği bu direnç dikkat çekti. İnşaat sektörünün 2025 yılı boyunca büyümesini kesintisiz sürdürmesinde, proje bazlı yatırımların, zorunlu harcamaların, afet sonrası yürütülen yeniden imar faaliyetlerinin ve kentsel dönüşüm çalışmalarının sağladığı güçlü destek etkili oldu. Yılın son çeyreğinde hissedilen yavaşlama ise artan finansman maliyetlerinin ve talep koşullarının sektör üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin daha belirgin hale geldiğini gösterdi.
ALT SEKTÖRLERDEKİ DEĞİŞİM GRAFİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
Raporda, inşaat malzemesi sanayi üretim endeksinin mart ayı sonuçları da incelendi. Değerlendirmeye alınan 20 alt sektörün 9’unda üretim yıllık bazda artış gösterirken, 9 alt sektörde gerileme yaşandı, 2 alt sektörde ise üretim seviyesi değişmedi. En yüksek üretim artışı yüzde 19,7 ile seramik kaplama malzemelerinde gerçekleşti.
Bu sektörü yüzde 13,9 artışla yalıtımlı kablolar ve yüzde 12,7 yükselişle metal yapı ve yapı parçaları takip etti. Ayrıca mermer ve granit, inşaat amaçlı beton ürünleri, kilit ve donanım eşyaları, inşaat amaçlı alçı ürünleri, tuğla ve kiremit ile demir ve çelik inşaat ürünleri üretiminde de artış kaydedildi.
Buna karşın üretimin en çok azaldığı alan yüzde 5,2 ile ahşap inşaat malzemeleri oldu. Armatür, musluk, valf ve vana üretimi yüzde 5, hazır beton üretimi yüzde 4,9, ısıtma-soğutma-havalandırma donanımları üretimi ise yüzde 3,1 oranında düşüş gösterdi.
Seramik sağlık gereçleri, çimento, metalden kapı ve pencere, elektrikli aydınlatma ekipmanları ile inşaat boya ve verniklerinin üretimi de gerileyen diğer sektörler arasında yer aldı. Plastik inşaat malzemesi ile inşaat camları üretiminde ise herhangi bir değişim yaşanmadı.
YAPI RUHSATLARINDAKİ YÜKSELİŞ YENİ PROJELERİN HABERCİSİ
Sektörün geleceğe yönelik yatırımlarının bir göstergesi olan yapı ruhsatlarında, 2025 yılının son çeyreğinde başlayan güçlü artış trendi 2026'nın ilk çeyreğinde de devam etti. Ocak-mart döneminde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 oranında artış kaydetti.
Bu veriler, inşaat sektörünün ileriye dönük proje geliştirme iştahını kararlılıkla koruduğunu ortaya koydu. Diğer yandan, aynı dönemde yapı kullanım izni alınan daire sayısı yüzde 10,1, bina sayısı ise yüzde 4,8 arttı. Bu tablo, yapı kullanım izni alan mevcut projelerde bina başına düşen ortalama daire sayısının arttığına işaret eden önemli bir gösterge oldu.