Fotoğraf: AA
Yemen'deki Husi hareketi, küresel deniz ticareti ve lojistik hatlarını kökten sarsacak nitelikte, son derece kritik bir karara imza attı. Grup tarafından yayımlanan resmi bildiride, Kızıldeniz üzerindeki İsrail deniz seyrüseferine yönelik eksiksiz ve topyekun bir yasak ilan edildiği duyuruldu.
Yapılan sert açıklamada, hedef gözetmeksizin düşmana ait tüm hareketliliklerin Husi silahlı kuvvetleri için meşru birer askeri hedef olarak kabul edileceği net bir dille ifade edildi. Küresel tedarik zincirinin kalbi sayılan bu rotadaki yeni karar, uluslararası kamuoyunda büyük bir endişeyle karşılandı.
BÖLGESEL ÇATIŞMALARDA DÖRDÜNCÜ AY DÖNÜMÜ
Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemileri tamamen engelleme yönündeki bu sert ve radikal hamlesi, tesadüfi bir döneme denk gelmiyor. Bu hamle, ABD-İsrail ittifakı ile İran destekli unsurlar arasındaki bölgesel çatışmaların dördüncü ayına girdiği, tansiyonun en yüksek olduğu bir süreçte düzleme koyuldu. Uzmanlar, alınan bu son kararın Orta Doğu'daki askeri ve siyasi denklemi çok daha karmaşık bir boyuta taşıyabileceği konusunda hemfikir görünüyor.
GAZZE DAYANIŞMASINDAN KÜRESEL ABLUKAYA
Sürecin arka planına bakıldığında, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının başladığı Ekim 2023 döneminde Husiler, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarını gerekçe göstererek ilk eylemlerine başlamıştı. O dönemde yalnızca İsrail ile doğrudan bağlantılı olan veya bu ülkedeki limanlara doğru yol alan ticari gemilere yönelik lokal saldırılar düzenleniyordu.
Ancak gelinen son noktada Husi hareketi, saldırıların kapsamını radikal bir biçimde genişleterek Kızıldeniz rotasını İsrail menşeili veya bağlantılı tüm deniz taşımacılığına tamamen kapatma kararı aldı. Bu durumun, küresel deniz ticareti fiyatlarında ve lojistik sürelerinde ciddi kırılmalara yol açması bekleniyor.





