Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında sağlanan geçici ateşkesin havacılık sektörü üzerindeki etkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. IATA Genel Direktörü Willie Walsh, Singapur’da düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılmasının enerji piyasalarını rahatlatacağını ancak jet yakıtı tedarik zincirindeki bozulmaların onarılmasının zaman alacağını vurguladı.
ARZIN NORMALE DÖNMESİ AYLAR SÜREBİLİR
Willie Walsh, ateşkes süreciyle birlikte ham petrol fiyatlarında bir düşüş ivmesi beklediklerini ifade ederken, rafineri kapasitelerindeki aksaklıklar nedeniyle jet yakıtı maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmeye devam edeceği uyarısında bulundu. Boğazın açılmasının stratejik önemine değinen Walsh, bölgedeki rafine ürün üretiminde yaşanan kesintilerin fiziksel etkilerinin hemen silinmeyeceğini ve arz güvenliğinin arzu edilen seviyeye ulaşmasının birkaç ayı bulabileceğini dile getirdi.
AVRUPA HAVACILIK SEKTÖRÜ DARBOĞAZDA
Orta Doğu’daki krizin en ağır faturası Avrupa hava yolu taşımacılığına kesildi. Normal şartlarda jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu Basra Körfezi’nden tedarik eden Avrupa ülkelerinde, sevkiyatın durmasıyla birlikte fiyatlar savaş öncesine oranla yüzde 100 artarak tarihi zirveleri gördü. Bu maliyet artışı sadece şirket bilançolarını değil, operasyonel süreçleri de doğrudan etkileyerek sektörde büyük bir belirsizlik yarattı.
YAZ DÖNEMİ UÇUŞLARI RİSK ALTINDA
Yakıt krizinin somut etkileri İtalya gibi bazı Avrupa ülkelerindeki havalimanlarında yakıt kısıtlamalarına gidilmesiyle kendini göstermeye başladı. Havacılık uzmanları ve hava yolu firmaları, tedarik zincirindeki bu tıkanıklığın hızla çözülmemesi durumunda, Avrupa genelinde yoğun geçmesi beklenen yaz dönemi uçuş programlarının ciddi risk altında olduğu konusunda hemfikir. Walsh, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı olarak açık kalmasının hem petrol hem de rafine ürünler için tek gerçek çözüm yolu olduğunu yineledi.