İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmalarda birinci ay geride kalırken, savaşın sona ermek yerine daha da genişleyebileceğine dair kritik veriler gelmeye devam ediyor. Axios tarafından yayımlanan analize göre, savaşın geleceğini ve ne zaman duracağını belirleyecek dört temel senaryo üzerinde duruluyor.
SAVAŞIN BİRİNCİ AYINDA STRATEJİK AYRIMLAR
ABD ve İsrail’in savaşın nihai hedefleri konusunda farklı stratejiler izlediği belirtiliyor. İsrail tarafının İran’ı istikrarsızlaştırmak adına daha fazla kaosu göze aldığı ifade edilirken, ABD yönetimi süreci kendi takvimiyle yönetmek istiyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Hedeflerimiz bizim hedeflerimizdir. Bunlara ne zaman ulaşılacağına biz karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Haberde, çatışmanın seyrini değiştirebilecek dört kritik başlık şu şekilde sıralanıyor:
1-HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILACAK MI?
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki durum, savaşın süresini belirleyecek en temel unsur olarak görülüyor. Boğazdaki deniz trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel ekonomiyi sarsarken ABD'deki akaryakıt fiyatlarını da doğrudan etkiliyor. Donald Trump’ın, müttefiklerinden boğazın açılması için destek isterken bir yandan da bölgeden çekilme ihtimalini gündeme getirdiği aktarılıyor. Boğaz kapalı kaldığı sürece Trump’ın zafer ilan ederek savaşı bitirmesinin zor olduğu değerlendiriliyor.

2- KARA OPERSYONU GERÇEKLEŞTİRİLECEK Mİ?
ABD’nin Körfez bölgesine binlerce deniz piyadesi sevk etmesi, kara harekatı ihtimalini gündemde tutuyor. Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Hiçbir yere asker göndermiyorum” diyerek bu ihtimali reddetse de, planları olsa dahi bunu açıklamayacağını belirtti. Uzmanlar; ABD ve İsrail özel kuvvetlerinin yeraltı tesislerine girerek nükleer materyalleri ele geçirmesi veya İran’ı Hürmüz Boğazı’nı açmaya zorlamak için kapsamlı kara operasyonlarının yapılabileceği senaryolarını değerlendiriyor.

3- İRAN'IN NÜKLEER STOĞU NE OLACAK?
Trump’ın “Epic Fury Operasyonu” kapsamında en büyük hedefinin İran’ın nükleer programını kalıcı olarak bitirmek olduğu ifade ediliyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan çatışmalarda nükleer altyapı hedef alınmıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, perşembe günü yaptığı açıklamada, “İran’ın artık uranyum zenginleştirme kapasitesine sahip olmadığını” ileri sürdü. Ancak Axios’a göre, mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti hala belirsiz ve ABD bu stokun güç kullanılarak ya da bir anlaşmayla yok edilmesini hedefliyor.

4- ABD İRAN'DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFİNDEN VAZ MI GEÇTİ?
Ali Hamaney’in saldırılarda hayatını kaybetmesinin ardından oğlu Mücteba Hamaney, İran’ın yeni dini lideri oldu. Ancak Mücteba Hamaney’in durumu, savaşın başlarında yaralandığı iddiaları nedeniyle belirsizliğini koruyor.

ABD ve İsrail’in, İran Ulusal Güvenlik Şefi Ali Laricani’yi öldürmesinin ardından Mücteba Hamaney’i de tehdit ettiği belirtiliyor. İsrail’in açıkça rejim değişikliği hedeflediği, Trump’ın ise halka ayaklanma çağrısı yapsa da rejim değişikliğini henüz temel hedefleri arasına resmi olarak koymadığı aktarılıyor.



