Orta Doğu’da bir ayı geride bırakan İran-İsrail-ABD savaşı, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek yeni bir aşamaya geçiyor. Savaşın başlangıcında topraklarının bir "sıçrama tahtası" olarak kullanılmasına karşı çıkan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın doğrudan enerji ve sivil altyapıları hedef alması üzerine safını netleştiriyor. Middle East Eye (MEE) tarafından yayımlanan analiz, Körfez monarşilerinin ABD-İsrail eksenli savaşa dahil olma hazırlığında olduğunu ortaya koydu.

KRİTİK TELEFON TRAFİĞİ VE TAİF ÜSSÜ KARARI
MEE’ye konuşan üst düzey güvenlik kaynaklarına göre, bu ayın başlarında ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Elbridge Colby ile Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman arasında kritik bir görüşme gerçekleşti. Bu temasın ardından Riyad yönetimi, ABD ordusuna Batı Suudi Arabistan’daki Taif Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanma izni verdi ve genişletilmiş üst geçiş haklarını onayladı. Taif Üssü, İran kamikaze İHA’larının menzili dışında kalması ve Cidde Limanı’na yakınlığı nedeniyle ABD’nin bölgedeki operasyonel ve lojistik kabiliyeti açısından hayati önem taşıyor.
BAE: "9 AYLIK SAVAŞA HAZIRIZ"
Haberde, BAE’nin tutumundaki sertleşme ve savaşın süresine ilişkin kararlılığı dikkat çekiyor. BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed’in, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede, "BAE'nin 9 aya kadar sürecek uzun bir savaşa hazırlıklı olduğunu ve savaşı erken bitirmesi için Washington'a hiçbir baskı yapmayacaklarını" ilettiği belirtiliyor. Çatışmalar süresince BAE hava savunma sistemlerinin 338 balistik füze ve 1.740 İran İHA’sını engellemiş olması, Abu Dabi yönetiminin motivasyonunu artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor.

KÖRFEZDE İKİLEM: KİMSE İSRAİL İLE AYNI SAFTA GÖRÜNMEK İSTEMİYOR
Uzmanlar, Körfez ülkelerinin ciddi bir ikilemle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Bir yanda İran ile doğrudan karşı karşıya gelmenin toplumsal riskleri, diğer yanda İran’ın enerji altyapılarını yok edebilme ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma gücü masada duruyor. Prof. Bernard Haykel’e göre, Suudi Arabistan ve BAE artık "Hürmüz Boğazı'nı kapatarak bölgeden haraç kesebilen bu sertlik yanlısı rejimle bir arada yaşayamayacaklarını" anlamış durumda.
HÜRMÜZ’E ASKERİ MÜDAHALE VE OPERASYON SİNYALİ
Haberin en kritik noktalarından birini Hürmüz Boğazı’na yönelik olası askeri müdahale oluşturuyor. NATO ve Asyalı müttefiklerinden istediği desteği bulamayan Donald Trump yönetiminin, bu desteği Körfez’den alabileceği değerlendiriliyor.

BAE Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Gargaş’ın, Hürmüz’ü geri alma operasyonuna katılım sinyali vermesi, bölgede savunma stratejisinden operasyonel adımlara geçildiğini gösteriyor. Uzmanlar, ABD savaş uçaklarının uçak gemileri yerine doğrudan İran’a çok yakın olan Suudi üslerinden kalkmasının, savaşın askeri denklemini tamamen değiştireceğini belirtiyor.



