İstanbul Ticaret Odası (İTO), tekstil dünyasının nabzını tutmak amacıyla kapsamlı bir ‘Tekstil Sektörü Değerlendirme Toplantısı’ gerçekleştirdi. İTO’nun Eminönü’ndeki merkez binasında düzenlenen ve 15 önemli sektör derneğinin yöneticilerinin katıldığı buluşmada, sektörün mevcut durumu, geleceği ve çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı. Toplantının açılışında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan tekstil sektörünün istihdam ve marka değeri açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, bu köklü sektörün asla göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

KUR VE ENFLASYON MAKASI SEKTÖRÜ YORDU

Başkan Şekib Avdagiç, konuşmasında özellikle son üç yıllık süreçte yaşanan ekonomik zorluklara dikkat çekti. Uygulanan dezenflasyon programını desteklediklerini ancak kur ile enflasyon arasındaki dengesizliğin üreticileri oldukça yıprattığını belirten Avdagiç, üretim maliyetleri açısından Türkiye’nin Doğu Avrupa ülkelerinden bile daha pahalı bir konuma geldiğini söyledi. Yaşanan nisbi azalmaya rağmen asla pes etmeyeceklerini ve kötümserliğe kapılmayacaklarını dile getiren Avdagiç, sektörün yeniden hız kazanması için gerçekçi ve uygulanabilir çözüm önerilerini yetkili makamlara iletmeye devam edeceklerini kaydetti.

DÜNYADAKİ YENİ GELİŞMELERE ADAPTE OLMAK ŞART

Sektörün sadece sorunlara odaklanmak yerine dönüşüme de ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, yeni teknolojilerin kullanımı, tasarım süreçlerinin devreye alınması ve müşteri portföyünün güncellenmesi gibi stratejik adımların önemine değindi. Türkiye’nin tekstili kenara itme lüksünün bulunmadığının altını çizen İTO Başkanı, hem sosyal dengelerin korunması hem de katma değerin artırılması için el birliğiyle hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Anadolu’daki bölgesel kalkınma ve kadın istihdamı üzerindeki tekstil etkisinin, sektörün stratejik değerini bir kat daha artırdığını ifade etti.

YÜKSEK KİRALAR VE FAİZ ORANLARI EN BÜYÜK ENGEL

Toplantıda söz alan sektör derneklerinin başkanları, saha araştırmalarında öne çıkan en büyük iki sorunu yüksek faizler ve fahiş kira artışları olarak tanımladı. İş dünyası temsilcileri, faiz oranlarının düşmesinin yatırımların önünü açacağını savunurken; mağaza, depo ve fabrika gibi ticari alanlardaki kontrolsüz kira artışlarının işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini vurguladı. Özellikle 10 yıllık kira süresi dolan girişimcilerin mülk sahiplerinin insafına terk edildiği belirtilerek, ticari alan kiralamaları konusunda acil bir yasal düzenleme yapılması talebi yüksek sesle dile getirildi.

AVRUPA BİRLİĞİ PAZARINDA YENİ DÖNEM: MADE IN EU

Uluslararası ticaretin geleceğine dair öngörülerini paylaşan Şekib Avdagiç, dış pazarlarda kayıt ve takip sistemlerinin sıkılaşacağını müjdeledi. Yakın zamanda hayata geçmesi beklenen "Made in EU" politikasının sadece otomotiv veya beyaz eşyayı değil, tekstil dahil tüm ihraç ürünlerini etkileyeceğini söyleyen Avdagiç, Türkiye'den gidecek ürünlere yönelik gümrük baskılarının artabileceği konusunda uyarıda bulundu. Küresel pazardaki dalgalanmalara karşı uyanık olunması gerektiğini belirten Avdagiç, Türkiye'nin en büyük pazarı olan Avrupa Birliği'ndeki düşük büyüme rakamlarına rağmen ihracat süreçlerinin titizlikle takip edilmesinin önemini vurguladı.

Kaynak: Kanal 6 Haber