Milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin nefesini tutarak beklediği temmuz dönemi yaklaşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı mayıs ayı verileriyle birlikte masadaki rakamların büyük bir kısmı şekillenirken, gözler artık 3 Temmuz’da duyurulacak haziran ayı enflasyonuna çevrildi.

Konuyu Dünya'daki köşesine taşıyan SGK Uzmanı Özgür Erdursun, temmuz ayında ekonomi yönetiminin atacağı adımların Türkiye’yi erken bir seçime taşıyabileceğini belirterek çok konuşulacak bir analiz kaleme aldı. İşte Erdursun’un dikkat çeken verileriyle temmuz ayına dair tüm senaryolar.

ENFLASYON FARKI BİR REFAH ARTIŞI DEĞİL KAYBIN TELAFİSİDİR

Kamuoyunda temmuz ayında yapılacak düzenlemelerin sıklıkla "zam" olarak adlandırılmasının yapısal bir yanılgı içerdiğini belirten Özgür Erdursun, bu artışların büyük bir kısmının aslında geçmiş aylarda yaşanan alım gücü kayıplarının geriye dönük bir telafisi olduğunu ifade etti. Erdursun, enflasyon nedeniyle çalışanların ve emeklilerin ocak ayında aldıkları maaşın satın alma gücünü altı ay boyunca kademeli olarak kaybettiğini hatırlattı.

Dönem sonunda verilen farkın yeni bir refah artışı sağlamadığını belirten Erdursun, bu uygulamanın sadece kaybedilen gücü yerine koymayı amaçladığını vurguladı. Ancak mevcut uygulamada bu farkların dahi yaşam maliyetlerindeki yükselişi tam anlamıyla karşılayamadığı, bu yüzden milyonlarca vatandaşın seyyanen artış veya refah payı beklentisini uzun süredir koruduğu aktarıldı.

HAZİRAN BEKLENTİSİNE GÖRE MASADAKİ RAKAMLAR VE TABLOLAR

Mayıs ayı itibarıyla ilk beş aylık kümülatif enflasyonun yüzde 16,60 seviyesine ulaştığına dikkat çeken Erdursun, Haziran ayında enflasyonun yüzde 1,30 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeki şahsi öngörüsü doğrultusunda altı aylık toplam enflasyonun yaklaşık yüzde 18,10 seviyesine ulaşabileceğini hesapladı.

Bu tahminin gerçekleşmesi durumunda, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz ayı artış oranının yaklaşık yüzde 18,10, memur ve memur emeklilerinin artış oranının ise toplu sözleşme şartları ve enflasyon farkı hesabı neticesinde yaklaşık yüzde 13,86 seviyesinde kalabileceği öngörüldü.

Bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamalara göre, halen 20 bin lira emekli aylığı alan bir vatandaşın maaşı yaklaşık 23 bin 620 liraya, 30 bin lira alan bir kişinin maaşı 35 bin 430 liraya ve 50 bin lira alan bir emeklinin aylığı ise yaklaşık 59 bin 50 liraya yükselebilecek. Memur ve memur emeklilerinin maaşları da yine bu yüzde 13,86'lık teknik oran doğrultusunda güncellenecek.

TABLO 1: Öngörülen Maaş Artış Oranları

Statü 5 Aylık Kümülatif Enflasyon (Mayıs) Haziran Enflasyon Beklentisi Öngörülen 6 Aylık Temmuz Artış Oranı
SSK ve Bağ-Kur Emeklileri %16,60 %1,30 %18,10
Memur ve Memur Emeklileri %16,60 %1,30 %13,86

MEMUR MAAŞLARINDA GÖRÜNMEYEN KAYIP GELİR VERGİSİ DİLİMLERİ

Açıklanan ve tablolara yansıyan memur maaş artışlarının ilk bakışta dikkat çekici göründüğünü ancak burada gözden kaçırılmaması gereken teknik bir ayrıntı bulunduğunu ifade eden Erdursun, tablolardaki rakamların teorik seviyeleri gösterdiğini belirtti.

Uygulamada memurların yıl içerisinde karşılaştığı vergi dilimi değişiklikleri nedeniyle bu tutarların tamamının fiilen cebe girmesinin mümkün olmadığını vurgulayan SGK uzmanı, çalışanların Ocak ayındaki maaş artışını tam hissetseler bile ilerleyen aylarda gelir vergisi matrahlarının yükselmesiyle bir üst vergi dilimine geçtiklerini hatırlattı.

Özellikle şubat ve mart aylarından itibaren başlayan bu kesintilerin artması, kağıt üzerindeki maaş artışlarının bir kısmının vergi olarak geri alınmasına yol açıyor ve bu durum kamu çalışanlarının uzun yıllardır çözüm bekleyen en önemli talepleri arasında yer alıyor.

TEMMUZ AYINDA ENFLASYON FARKININ ÜZERİNE İLAVE DÜZENLEME GELECEK Mİ?

Ekonomi kulislerinde ve sokakta asıl merak edilen konunun enflasyon farkının kaç puan olacağından ziyade, bu farkın üzerine ilave bir refah düzenlemesinin yapılıp yapılmayacağı sorusu olduğu vurgulandı.

Milyonlarca kişinin odağında emeklilere seyyanen bir artışın verilip verilmeyeceği, refah payının uygulanıp uygulanmayacağı, en düşük emekli aylığında ekstra bir iyileştirmeye gidilip gidilmeyeceği ve asgari ücrete bir ara zam gelip gelmeyeceği soruları bulunuyor.

Erdursun, bu sorulara verilecek yanıtların yalnızca ekonomik göstergeleri şekillendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda ülkedeki siyasi atmosferi ve gelecek beklentilerini de doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İÇİN MECLİS DÜZENLEMESİ VE SÜREÇ SIKINTISI

Kamuoyunda sıkça karıştırılan bir diğer önemli noktanın ise en düşük emekli aylığı uygulaması olduğunu belirten Özgür Erdursun, bu taban aylıklara enflasyon farkının otomatik olarak yansımadığını, taban tutarın artırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yasal bir düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Geçmiş yıllardaki yasama süreçlerine bakıldığında bu tarz düzenlemelerin çoğunlukla temmuz ayındaki ödeme dönemine yetişmediği, bu nedenle en düşük emekli aylığı alan vatandaşların yeni maaşlarını genellikle ağustos ayında almaya başladığı ve temmuz farklarının sonradan geriye dönük ödendiği hatırlatıldı.

Mevcut kümülatif hesaplamalara bakıldığında en düşük emekli aylığının teknik olarak yaklaşık 23 bin 620 lira seviyesine yükselmesi beklenebilirken, ekonomi yönetiminin tercihine bağlı olarak bu rakamın yuvarlanarak 24 bin veya 25 bin lira seviyesine tamamlanması da ihtimaller arasında değerlendiriliyor.

TABLO 2: Maaş Derecelerine Göre Temmuz Senaryoları

Mevcut Emekli Aylığı Öngörülen Temmuz Artış Oranı Yeni Tahmini Maaş (Temmuz) Ekonomi Yönetiminin Olası Tamamlama Senaryoları
20.000 TL %18,10 23.620 TL En düşük aylık için 24.000 TL veya 25.000 TL sınırı gündemde.
30.000 TL %18,10 35.430 TL Refah payı eklenirse bu tutarlar yukarı yönlü güncellenecektir.
50.000 TL %18,10 59.050 TL Refah payı eklenirse bu tutarlar yukarı yönlü güncellenecektir.

TEMMUZ AYINDA ALINACAK KARARLAR ERKEN SEÇİMİN ŞİFRESİ OLABİLİR

Temmuz ayında açıklanacak kararların sadece maaşları değil, Türkiye'nin önümüzdeki döneme ait siyasi rotasını da belirleyebilecek bir nitelik taşıdığı ifade edildi. Erdursun, şayet temmuz ayında yalnızca yasal olarak zorunlu olan enflasyon farkları uygulanır ve bunun dışında herhangi bir seyyanen iyileştirme ya da asgari ücret ara zammı yapılmazsa, beklentilerin büyük ölçüde 2027 yılı ocak ayına kayacağını belirtti.

Ekonomi yönetimlerinin gelir artırıcı radikal düzenlemeleri genellikle seçim takvimine yaklaşılan dönemlerde devreye aldığı bilinirken; bunun aksine temmuz ayında emeklilere seyyanen artışlar yapılması, en düşük emekli aylığının ciddi şekilde yükseltilmesi ve asgari ücrete ara zam verilmesi durumunda siyasi kulislerde erken veya baskın seçim ihtimallerinin çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabileceği öngörüldü.

Bu doğrultuda 3 Temmuz'da netleşecek veriler ve ardından hükümetin atacağı adımlar, bütçesel bir tercihin ötesinde erken seçimin de en önemli şifresi olarak kabul ediliyor.

Muhabir: Tuba Tunca