6 Şubat’ın yıktığı şehirlerde bugün umudun sesi çekiç darbelerinden geliyor. Kahramanmaraş ve Adıyaman’da yükselen kalıcı konutların harcında, sadece beton ve demir değil; bizzat depremi yaşamış, sevdiklerini ve evlerini kaybetmiş afetzede işçilerin alın teri var. Onlar şimdi kendi şehirlerini, kendi elleriyle ayağa kaldırıyor.

Kendi Şehrini Inşa Eden Eller Afetzede Işçiler Geleceği Yükseltiyor

ACIYI PAYLAŞANLAR, YARAYI DA SARIYOR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen konut projelerinde binlerce kişi çalışıyor. Ancak bu dev şantiyelerin en özel isimleri, o sabahın karanlığını bizzat yaşayan depremzede işçiler. Sabahın ilk ışıklarıyla demir bağlayan, kalıp çakan ve beton döken bu işçiler için yapılan her bina, sadece bir inşaat değil, memleketin eski günlerine dönüş bileti.

Kendi Şehrini Inşa Eden Eller Afetzede Işçiler Geleceği Yükseltiyor (2)

BİR YANI YAS, BİR YANI İNŞA SEFERBERLİĞİ

Kahramanmaraş ve Adıyaman'daki şantiyelerde ter döken afetzede işçiler, çift yönlü bir mücadele veriyor:

  • Şehrin İhyası: Yıkılan sokakların yerini güvenli konutların alması için uzmanlıklarını konuşturuyorlar.

  • Aile Ekonomisi: Zorlu deprem şartlarında ailelerini geçindirmek için kendi memleketlerinde iş imkanı buluyorlar.

  • Manevi Teselli: Bir depremzedenin daha sıcak yuvasına kavuşacak olmasının verdiği mutlulukla teselli buluyorlar.

Kendi Şehrini Inşa Eden Eller Afetzede Işçiler Geleceği Yükseltiyor (3)

"BİZİM İÇİN BU SADECE BİR İŞ DEĞİL"

Şantiyelerde çalışan ustaların ortak cümlesi şu: "Biz de o enkazın altından çıktık. Şimdi bu binaları yaparken, yarın bir gün içinde dostlarımızın, akrabalarımızın oturacağını biliyoruz. O yüzden attığımız her düğümde, döktüğümüz her kovada o sorumluluğu hissediyoruz."

TOKİ ve Emlak Konut projelerinde görev alan bu işçiler, asrın felaketinin ardından başlayan "büyük inşa seferberliğinin" isimsiz kahramanları olarak tarihe geçiyor.

Kaynak: AA