İstanbul’da kış koşullarının sertleşmesiyle birlikte market alışverişlerinde gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Kar yağışı ve soğuk hava uyarıları, birçok yurttaşı alışverişini öne çekmeye ve temel gıda ürünlerinde stok yapmaya yönlendirirken, bu eğilimin arkasında fiyat artışından çok erişim endişesi öne çıkıyor. Uzmanlara göre “yarın bulamam” düşüncesi, soğuk havanın tüketici davranışı üzerindeki en belirgin etkisi olarak dikkat çekiyor.

*Görsellerin oluşturulmasında yapay zekadan faydalanılmıştır.

BU DAVRANIŞ PANİK Mİ, RASYONEL Mİ?

Uzmanlara göre kar ve soğuk hava koşullarında market alışverişinin artması her zaman “panik” anlamına gelmiyor. Ulaşımın aksayabileceği, tedarik zincirinin yavaşlayabileceği ve günlük rutinin bozulabileceği öngörüsü, tüketiciyi rasyonel bir tedbir almaya yöneltiyor. Özellikle temel gıda, ekmek, süt, bakliyat ve su gibi ürünlerde yapılan alışverişler, geçmiş kış deneyimlerinin yarattığı öğrenilmiş bir refleks olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu davranış, belirsizlik algısının yükselmesiyle birlikte hızlandığında panik eğilimine dönüşebiliyor. “Yarın bulamam” kaygısı, ihtiyacın üzerinde alımı tetiklerken, hem bireysel harcamaları artırıyor hem de raflarda geçici boşluklar oluşmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, hava koşullarına karşı tedbir ile aşırı stoklama arasındaki çizginin, algılanan riskin büyüklüğüne göre hızla değişebildiğine dikkat çekiyor.

EN ÇOK HANGİ ÜRÜNLER STOKLANIYOR?

Kar ve soğuk hava koşullarında tüketicinin stoklama eğilimi, genellikle bozulmayan ve günlük yaşamı sürdürülebilir kılan ürünlerde yoğunlaşıyor. Marketlerde ilk hareketlilik, ekmek, un ve bakliyat gibi temel gıdalarda görülürken; süt, yoğurt ve yumurta gibi kısa sürede tüketilen ürünler de alışveriş sepetlerinde daha fazla yer alıyor.

Uzmanlara göre bu tercihler, hem ulaşımın aksayabileceği ihtimaline hem de dışarı çıkma sıklığının azalmasına karşı geliştirilen pratik bir refleks. Bunun yanı sıra su, çay, kahve, makarna ve konserve ürünlerde de belirgin bir artış yaşanıyor. Soğuk havanın etkisiyle temizlik ürünleri ve kişisel bakım malzemeleri de stoklanan ürünler arasında öne çıkıyor.

Geçmiş kış dönemlerinde olduğu gibi, stoklama eğilimi genellikle ilk günlerde hızlanıyor, hava koşullarının normale dönmesiyle birlikte alışveriş davranışı da kademeli olarak eski seyrine dönüyor.

NEDEN BU ÜRÜNLER TERCİH EDİLİYOR?

Psikologlara göre soğuk hava ve kar gibi belirsizlik yaratan durumlarda tüketici davranışı, kontrol ihtiyacı üzerinden şekilleniyor. Günlük hayatın aksayabileceği düşüncesi, bireyleri en temel ihtiyaçlarını garanti altına almaya yöneltiyor. Bu nedenle stoklanan ürünler çoğunlukla uzun raf ömrüne sahip, kolay hazırlanabilen ve “evde kalma” hissini güvenli kılan gıdalardan oluşuyor.

Bu ürünler aynı zamanda geçmiş deneyimlerle de ilişkili. Daha önce yaşanan kar, ulaşım aksaması veya markete erişim zorlukları, tüketicide “önlem alırsam rahat ederim” düşüncesini pekiştiriyor. Psikolojide bu durum, belirsizlik karşısında geliştirilen öğrenilmiş tedbir davranışı olarak tanımlanıyor.

Uzmanlar, stoklamanın belirli bir noktaya kadar rasyonel olduğunu; ancak ihtiyaç fazlasına dönüştüğünde kaygı temelli bir alışveriş döngüsüne girebileceğini vurguluyor. Bu noktada belirleyici olan, hava koşullarından çok algılanan riskin büyüklüğü oluyor.

FİYATLAR ETKİLENİR Mİ?

Uzmanlara göre kısa süreli ve sınırlı stoklama davranışı, tek başına fiyat artışına yol açmıyor. Ancak kar ve olumsuz hava koşullarının yarattığı belirsizlikle birlikte talebin ani şekilde yükselmesi, özellikle taze gıda ve hızlı tüketim ürünlerinde geçici fiyat dalgalanmalarına neden olabiliyor.

Asıl risk, stoklama davranışının yaygınlaşıp süreklilik kazanması halinde ortaya çıkıyor. Talebin kısa sürede artması, tedarik zincirinde aksama yaşanmasıyla birleştiğinde, bazı ürünlerde arz–talep dengesinin bozulmasına yol açabiliyor. Bu durum, fiyatların kalıcı olmasa da kısa vadeli yukarı yönlü baskı altına girmesine neden olabiliyor.

Uzmanlar, fiyatlar üzerindeki etkinin büyük ölçüde hava koşullarının süresine bağlı olduğunu vurguluyor. Kar yağışının kısa süreli olması halinde piyasa hızla dengelenirken, uzun süren olumsuz koşullar hem stoklama eğilimini hem de fiyat hassasiyetini artırabiliyor.

Kış koşullarının etkisiyle artan stoklama eğilimi, yalnızca bireysel alışveriş tercihlerini değil, piyasa dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Uzmanlara göre talebin kısa sürede yoğunlaşması, tedarik zincirinin işleyişi ve fiyat istikrarı açısından belirleyici olacak. Hava koşullarının normale dönmesiyle birlikte tüketici davranışının da dengeye oturması beklenirken, piyasanın bu dalgalanmayı ne kadar hızlı dengeleyebileceği de büyük önem taşıyor.