Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yükseköğretim sisteminde niteliği artırmak ve mezunların iş gücü piyasasındaki karşılığını güçlendirmek adına köklü bir değişikliğe gidiyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Ersin Özvar tarafından duyurulan yeni düzenleme ile birçok lisans ve önlisans programının kontenjanları yeniden belirlendi. Bu hamle, sadece bir sayısal azaltma değil, aynı zamanda Türkiye'nin eğitim vizyonunu geleceğin mesleklerine göre şekillendirme amacı taşıyor.

HANGİ BÖLÜMLERİN KONTENJANLARI AZALTILDI
YÖK'ün yaptığı kapsamlı değerlendirmeler sonucunda, akademik kapasite ve istihdam verileri göz önüne alınarak bazı bölümlerde kontenjan daralmasına gidildi. Özellikle hem devlet hem de vakıf üniversitelerini kapsayan bu karardan etkilenen başlıca alanlar şunlardır:
-
Hukuk
-
Psikoloji
-
Eczacılık
-
Diş Hekimliği
-
Mimarlık
Ayrıca açıköğretim kontenjanları üzerinde de ciddi bir kısıtlama uygulanıyor. 2020 yılında 166 bin seviyelerinde olan kontenjanların, 2025 yılı itibarıyla 98 bin bandına çekildiği bildirildi. YÖK'ün hedefi, önümüzdeki 5 yıl içinde açıköğretim öğrencisi oranını toplam içindeki payda %30'un altına indirmek.

ÜNİVERSİTELERDE KONTENJANLAR NEDEN AZALTILIYOR?
YÖK Başkanı Özvar, bu kararın arkasındaki temel stratejiyi üç ana başlıkta özetledi. Kontenjan azaltımının temel gerekçeleri şunlardır:
-
Eğitimin Niteliğini Artırma: Azalan öğrenci sayısı ile derslik ve laboratuvarlarda daha kaliteli bir eğitim ortamı sunulması hedefleniyor.
-
İstihdam ve Kaynak Verimliliği: İş gücü piyasasında karşılığı zayıflayan bölümlerde ısrar etmenin kaynak israfı olduğunu belirten Özvar, bu kaynakların yeni nesil teknolojilere kaydırılacağını vurguladı.
-
Öğrenci Beklentileri ve Yönelimleri: Gençlerin artık yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik gibi dijital alanlara daha fazla ilgi göstermesi, geleneksel bölümlerin kontenjanlarının revize edilmesini zorunlu kıldı.

GELECEĞİN MESLEKLERİNE YENİ KONTENJANLAR
Kontenjan azaltımı bir kısıtlama olarak değil, sistemin güncellenmesi olarak değerlendiriliyor. YÖK, güncelliğini yitirmiş programlar yerine dijital teknolojiler ve yüksek istihdam potansiyeli olan alanlarda yeni kontenjanlar açmaya devam ediyor. Vakıf üniversitelerine de bu konuda çağrıda bulunan Prof. Dr. Ersin Özvar, çağın gerisinde kalan programların tasfiye edilip yerine geleceği inşa edecek alanların ikame edilmesi gerektiğini ifade etti.


