EKONOMİ

Kredi kartı harcamaları 2,6 trilyon liraya ulaştı! Dijitalleşme mi, enflasyonist etki mi?

Türkiye’de kartlı ödeme tutarı mart ayında 2,6 trilyon liraya ulaşırken, kredi kartı kullanımı rekor kırdı. BKM verileri dijitalleşmenin hızını ortaya koysa da uzmanlar acı tabloyu özetliyor. Mevcut banknotların alım gücü yetersiz kaldığı için vatandaş 'para sayma makinesi' taşımak yerine kredi kartına sığınıyor.

Kredi kartı kullanımı Türkiye’de rekor seviyelere ulaşırken, vatandaşların ödeme alışkanlıklarındaki keskin değişim ekonomi dünyasının öncelikli gündemi haline geldi. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) açıkladığı mart ayı verileri, Türkiye’deki toplam kart sayısının 458,8 milyona ulaştığını ve kredi kartı ödemelerinin yıllık bazda yüzde 49 artarak 2 trilyon 608,3 milyar liraya çıktığını gösterdi.

Özellikle mağaza içi her 5 ödemeden 4’ünün temassız yapılması dijitalleşme hızını ortaya koyarken; uzmanlar bu tablonun arkasında sadece teknolojinin değil, yüksek enflasyon ve yetersiz kalan banknot hacminin de yattığına dikkat çekiyor.

DİJİTALLEŞME VE ENFLASYONUN ORTAK ETKİSİ

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, kartlı harcamalardaki artışın hem dijitalleşme hem de enflasyonist etkilerin birleşimiyle oluştuğunu vurguluyor. Teknolojinin hayatın her alanına yayılmasının alışveriş alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştirdiğini belirten Aslanoğlu, "İşin kolaylığı ve hızı elbette önemli ve bu geri dönülmesi zor bir yol" değerlendirmesinde bulunuyor.

Türkiye'deki yüksek enflasyonun fiziksel para üzerindeki etkisine değinen Aslanoğlu, artan fiyatlara karşı banknot değerlerinin düşük kaldığını ve harcamalar için cüzdanlara bile sığmayacak derecede yüksek rakamların ortaya çıktığını, bunun da dijital kullanımı zorunlu kıldığını ifade ediyor.

HARCAMALARI ÖTELEME VE PROMOSYON STRATEJİSİ

Ekonomik zorluklar karşısında tüketicinin kredi kartını bir hayatta kalma aracı olarak kullandığını söyleyen Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu,

"Bir ay bile olsa ödemeyi ileriye atmak ya da birkaç aya atmak, taksitlendirmek bu hayat pahalılığında stratejilerden birisi oluyor" diyor.

Tüketicinin yüksek enflasyon ortamında faydayı maksimize etme çabasının kredi kartı promosyonlarıyla desteklendiğini belirten Aslanoğlu, kayıt dışı faaliyetlerin yüksek meblağlarda gerçekleştiği bu dönemde kart kullanımının kayıtlı ekonomiye geçişi de hızlandırdığını kaydediyor.

EN BÜYÜK BANKNOT GÜNLÜK HARCAMALARA YETMİYOR

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Selimler ise kartlı işlem miktarındaki artışı doğrudan nakit paranın alım gücündeki erimeye bağlıyor. Pandemi sonrası internet alışverişinin kalıcı hale geldiğini belirten Selimler, güncel ekonomik tabloyu çarpıcı örneklerle özetliyor:

"En büyük kupürlü paramız 200 lira ve 200 lirayla şu an bir hamburger alamıyorsunuz. Taksiye binseniz en kısa mesafe bile 210 lira. Dolayısıyla 200 lirayla bir şey yapılamıyor."

İnsanların artan fiyatlar nedeniyle yanlarında nakit taşımasının hem operasyonel zorluk yarattığını hem de güvenlik riski oluşturduğunu ifade eden Selimler, 5 yıl önce 70 milyon olan kredi kartı sayısının bugün 140 milyonu aşmasının temel nedeninin bu tablo olduğunu savunuyor.

NAKİTE ULAŞIM ZORLAŞTI, KART LİMİTİ TEK ÇARE OLDU

Vatandaşların artık nakit paraya ulaşma imkanının da kısıtlı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Hüseyin Selimler, maaş ve ücretlerin doğrudan borç ödemelerine gittiğini vurguluyor. Selimler, "İnsanlar aldıkları ücretleri olduğu gibi kredi kartı ödemelerine, borç ödemelerine yönlendiriyor ve geriye tekrar kredi kartı limiti döndükten sonra boşalan kısmı harcamakla uğraşıyor" sözleriyle, kartların artık bir harcama aracından ziyade bir nakit döngüsü yönetimine dönüştüğüne işaret ediyor.

BANKNOTLAR ÖDEMELERE YETMEDİĞİ İÇİN PARA SAYMA MAKİNESİYLE GEZMEK GEREKİYOR

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Işıl, kartlı alışverişlerdeki artışın en büyük sebebinin fiyatların sürekli yukarı hareket ettiği enflasyonist ortam olduğunu belirtiyor. Ancak Işıl'a göre şu anki en büyük sorun banknotların yetersiz kalması. Orta segment bir restoranda 4 kişilik bir aile yemeği için bir deste para ödenmesi gerektiğini ifade eden Işıl,

"10-15 bin liralık bir alışverişte 200’lük ya da 100’lük banknotlardan neredeyse bir destelik ödeme yapmanız gerekiyor. Bu da beraberinde bireylerin yanlarında para sayma makineleriyle gezmelerini gerektiriyor" diyor.

Dijitalleşme ve temassız ödeme sistemlerinin önemli birer etken olduğunu kabul eden Doç. Dr. Gökhan Işıl, Türkiye özelinde en ağırlıklı faktörün "banknot miktarının ödemeye yetersiz kalması" olduğunun altını çiziyor.

MART AYINDA TEMASSIZ ÖDEMELERDE REKOR KIRILDI

BKM verileri de uzmanların bu görüşlerini destekliyor. Mart ayında kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı 2,6 trilyon lirayı bulurken, bu harcamaların 2,2 trilyon lirası sadece kredi kartlarıyla yapıldı. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı yüzde 31’e ulaşırken, mağaza içi alışverişlerde temassız kullanım oranı yüzde 80'e (her 5 ödemeden 4'ü) çıktı. Ön ödemeli kartlarda yaşanan yüzde 76'lık gerileme ise tüketicinin nakit benzeri kartlardan ziyade, enflasyona karşı taksit ve öteleme imkanı sunan kredi kartlarına yöneldiğini kanıtlıyor.