Türkiye ekonomisinin gözü kulağı bugün saat 14.00’te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak olan nisan ayı faiz kararına çevrildi. Orta Doğu’da tırmanan İran, ABD ve İsrail geriliminin gölgesinde toplanan Para Politikası Kurulu, küresel belirsizliklerin ve artan petrol fiyatlarının gölgesinde yılın en kritik kararlarından birini verecek.
Banka, ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37.00 seviyesine çekmiş, mart ayında ise jeopolitik riskler nedeniyle "sıkı duruş" mesajı vererek faizleri sabit tutmuştu.

PİYASALARDA BEKLE GÖR DÖNEMİ VE SAVAŞIN ETKİSİ
Orta Doğu’daki savaş atmosferi, Merkez Bankası’nın hamle alanını daraltırken ekonomi yönetimini "bekle-gör" moduna itti. Özellikle savaşın enflasyon üzerindeki olası etkileri netleşmeden bir faiz indiriminin riskli olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, nisan ayı enflasyon verilerinin bankanın yol haritasında belirleyici olacağına dikkat çekiyor.
Mevcut durumda Merkez Bankası, haftalık repo ihalelerini durdurup günlük ihalelerle likidite yönetimini yaparak, politika faizine dokunmadan reel faizleri yüzde 40 seviyelerine taşımış durumda. Bu stratejiyle piyasadaki likidite sıkı tutularak kur oynaklığına karşı bir kalkan oluşturulması hedefleniyor.

EKONOMİSTLERİN ANKETİNDEN ÇIKAN SONUÇLAR
Piyasa beklentileri ise büyük oranda faizlerin sabit bırakılacağı yönünde kümeleniyor. AA Finans tarafından 37 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketine göre, katılımcıların 22’si politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağını öngörüyor.
Buna karşın, bankanın haftalık repo piyasasını tekrar işler hale getirmek istemesi durumunda 250 baz puana kadar teknik bir artış yapabileceğini düşünen uzmanlar da bulunuyor. Ankette öne çıkan bir diğer veri ise yıl sonu faiz beklentisinin yüzde 33 olarak hesaplanması oldu, bu da orta vadede bir gevşeme beklentisinin sürdüğünü gösteriyor.

BORSA VE DÖVİZDE KARAR SONRASI SENARYOLAR
Karar öncesi Borsa İstanbul, savaşın yarattığı baskıyı üzerinden atarak 14 bin 500 puan seviyesinin üzerine çıktı. Eğer Merkez Bankası bir sürpriz yapmaz ve faizleri sabit tutarsa piyasada mevcut dengelerin korunması bekleniyor.
Ancak olası bir faiz indirimi durumunda döviz kurlarındaki hareketliliğin artabileceği uyarısı yapılıyor. Borsa cephesinde ise faizlerin düşmesi teorik olarak olumlu karşılansa da ana gündem maddesinin hala bölgedeki savaş riski olması nedeniyle yatırımcıların temkinli duruşunu sürdüreceği öngörülüyor.

KREDİ VE MEVDUAT FAİZLERİNDE SON DURUM
Merkez Bankası ve BDDK’nın sıkılaştırma adımları, bankaların kredi ve mevduat faizlerine doğrudan yansıdı. Nisan sonu itibarıyla mevduat faizleri yüzde 46.00 barajını aşarken, konut kredilerinde oranlar yüzde 3.00 sınırına dayandı.
Taşıt ve ihtiyaç kredilerinde ise faizler yüzde 3.50 ile 4.00 aralığında seyrediyor. Bugün açıklanacak kararda bir değişiklik olmazsa, bankacılık sektöründeki bu yüksek faiz yapısının bir süre daha yatay seyretmesi, enflasyonun seyrine göre ise sıkılaştırma adımlarının devam edebileceği belirtiliyor.





