Dünya ekonomisi, artan jeopolitik gerilimlerin ve değişen güç dengelerinin etkisiyle yeni bir döneme giriyor. EY-Parthenon’un raporu, önümüzdeki üç yıl içinde iş yapma biçimlerinin kökten değişeceğini öngörüyor. Özellikle ABD’nin küresel sahnedeki rolünün belirleyici olacağı bu dönemde, Çin ve Avrupa Birliği gibi aktörlerin alacağı pozisyonlar, şirketlerin yatırım kararlarını doğrudan etkileyecek.
TİCARETTE ‘DEVLET MÜDAHELESİ’ DÖNEMİ
Rapora göre 2026, yeni kuralların yılı olacak. Hükümetler, ekonomik güvenliği sağlamak adına piyasaya daha önce hiç olmadığı kadar müdahil olacak. Sanayi teşvikleri, yerel yatırım zorunlulukları ve şirket evliliklerine yönelik sıkı düzenlemeler artacak. Bu durum, gümrük vergileri ve ihracat kontrolleriyle birleştiğinde, ticaret üzerinde ciddi bir baskı oluşturacak. Şirketler, bu yeni korumacı dalga karşısında tedarik zincirlerini baştan aşağı yeniden kurgulamak zorunda kalacak.

KAYNAK KITLIĞI VE KÜRESEL YARIŞ
Jeopolitik gerilimin en somut hissedileceği alanların başında ise "kaynaklara erişim" geliyor. Rapor, dünyayı bekleyen iki büyük tehlikeye dikkat çekiyor: Su ve kritik mineraller.
Yarı iletken üretimi ve veri merkezleri gibi teknoloji yoğun sektörlerin artan su talebi, küresel su kıtlığı riskiyle çakışacak. Eş zamanlı olarak; dijital teknolojiler, yüksek kapasiteli piller ve savunma sistemleri için hayati önem taşıyan "kritik minerallere" erişim rekabeti kızışacak. Bu durum, sadece maliyetleri değil, üretim modellerini de değiştirecek. Ayrıca borç, sermaye ve para birimlerinin de jeopolitik bir silah olarak kullanılması bekleniyor.
YAPAY ZEKA VE BÖLGESEL KIRILMALAR
Fiziksel kaynakların yanı sıra, dijital dünya da bir çatışma alanı haline geliyor. Yapay zekâ, ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olurken, siber saldırı riskleri ve veri gizliliği endişeleri artacak.
Bölgesel dinamikler de bu tabloyu karmaşıklaştıracak. Kuzey Amerika'daki ticaret anlaşması belirsizlikleri, Asya-Pasifik'te ekonomi-güvenlik dengesi arayışı, Orta Doğu'daki yeniden konumlanma çabaları ve Avrupa'nın iç siyasi ayrışmaları, küresel iş ortamındaki belirsizliği körükleyecek.

“JEOPOLİTİK ÖNGÖRÜ ARTIK BİR ZORUNLULUK”
Raporu değerlendiren EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, bu gelişmelerin tüketici ürünlerinden finansa, enerjiden teknolojiye kadar her sektörü etkileyeceğini vurguladı. Hükümetlerin artık sadece ekonomik hedeflere değil, ulusal güvenliğe odaklandığına dikkat çeken Büyükavşar, "Jeopolitik öngörüleri stratejilerine proaktif olarak entegre eden şirketler, bu zorlu ve belirsiz ortamda ayakta kalarak rekabet avantajı elde edebilir" uyarısında bulundu.




