EKONOMİ

Küresel borsalarda savaş alarmı! İyimserlik yerini stagflasyon korkusuna bıraktı

ABD Başkanı Trump’ın İran’ı “Taş Devri’ne döndürme” tehdidiyle bölgede tansiyon yeniden yükselirken, dün esen barış rüzgarları yerini sert satış baskısına bıraktı. Petrol fiyatlarının 106 doları aşması ve tahvil faizlerindeki tırmanış küresel piyasalarda stagflasyon korkusunu tetiklerken, gözler önümüzdeki kritik 3 haftaya çevrildi.

Küresel piyasalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert açıklamalarıyla dengeler altüst oldu. Trump'ın İran'a çok sert bir darbe indireceklerini ve bu ülkeyi "Taş Devri'ne" geri göndereceklerini söylemesi, bölgede gerilimin daha da tırmanacağına yönelik endişeleri zirveye taşıdı. Bu durum, dün piyasalarda hakim olan pozitif seyrin bir anda tersine dönmesine neden olurken, enerji fiyatları ve tahvil faizlerindeki sert yükselişler yatırımcıları güvenli liman arayışına itti.

Beyaz Saray'da yaptığı "Ulusa Sesleniş" konuşmasında 2-3 hafta içinde saldırıların başlayabileceği sinyalini veren Trump, sürecin sona yaklaştığını belirtse de piyasalar bu açıklamaları savaşın bitişi değil, daha şiddetli bir çatışma evresinin başlangıcı olarak fiyatladı.

TRUMP'IN ELEKTRİK SANTRALİ TEHDİDİ BELİRSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRDİ

ABD Başkanı, İran'daki askeri hedeflerini büyük oranda tamamladıklarını ancak nihai darbe için hazırlık yaptıklarını dile getirdi. Trump, stratejik bir hamle olarak İran halkına şans vermek adına petrol tesislerini vurmayacaklarını söylese de bir anlaşma sağlanamaması durumunda ülkedeki tüm elektrik santrallerinin hedef alınacağını açıkça ifade etti.

Bu tehditler, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumun normale döneceğine dair beklentileri boşa çıkarırken, enerji arz güvenliğine dair endişeler stagflasyon korkusunu yeniden alevlendirdi. Analistler, Trump'ın retoriğinin piyasaların umduğu barışçıl havadan çok uzak olduğunu ve jeopolitik belirsizliğin küresel ekonomi üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu vurguluyor.

PETROL VE TAHVİL PİYASASINDA SERT SATIŞ BASKISI

Savaş tamtamlarının yeniden çalmasıyla birlikte emtia piyasalarında büyük hareketlilik yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,4 gibi yüksek bir oranla artarak 106 dolar seviyesine fırladı. Enerji fiyatlarındaki bu tırmanışın enflasyonu körükleyeceği öngörüsü, tahvil piyasasında da satış baskısını beraberinde getirdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,38'e yükselirken, dolar endeksi de 100 seviyesinin üzerine çıktı.

Altın tarafında ise çatışmaların azalacağına dair umutların kırılması ve doların güçlenmesiyle dört günlük yükseliş serisi sona erdi ve ons fiyatı 4 bin 587 dolara geriledi. Bu tablo, merkez bankalarının önümüzdeki süreçte daha şahin bir duruş sergilemek zorunda kalabileceği endişesini destekliyor.

KÜRESEL EKONOMİDE KRİZ KOORDİNASYONU VE ASYA BORSALARI

Orta Doğu'daki krizin küresel büyümeye darbe vurmasını engellemek amacıyla IEA, IMF ve Dünya Bankası gibi dev kuruluşlar ortak bir koordinasyon grubu kurma kararı aldı. UNCTAD ise Hürmüz Boğazı'ndaki fiili kapanmanın ticaret ve finans kanallarını tıkadığını bildirdi.

Bu olumsuz tablo Asya borsalarına sert satış olarak yansıdı; Güney Kore'de Kospi yüzde 4,2, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 2,3 değer kaybetti. Avrupa ve ABD vadeli kontratları da güne negatif bir başlangıç yaparak küresel bir karamsarlığın sinyalini verdi.

TÜRKİYE PİYASALARINDA SON DURUM VE BEKLENTİLER

Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki bu kargaşa öncesinde dünü yüzde 1,15 değer kazanarak 12 bin 937 puandan tamamlamıştı. Dolar/TL ise yeni güne yatay bir seyirle 44,49 seviyelerinden başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da yaptığı açıklamada bölgedeki savaşın yeni ticaret koridorları ve dijital dönüşüm gibi fırsatlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Analistler, bugün yurt içinde mart ayı ihracat verilerinin, yurt dışında ise ABD işsizlik maaşı başvurularının piyasaların radarında olacağını belirtirken, BIST 100 endeksinde 12 bin 800 ve 12 bin 700 puan seviyelerinin destek olarak izleneceğini ifade ediyor.