EKONOMİ

Merkez Bankası faizi değiştirmedi! Enflasyonda mayıs gerilemesi metne yansıdı

Merkez Bankası, haziran ayı toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı. Nisan ayındaki pas geçme kararının ardından gelen bu kararda, nisan ayında yükselen enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediği vurgulandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, piyasaların kilitlendiği haziran ayı faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 düzeyinde sabit tuttu.

Nisan ayındaki pas geçme kararının ardından haziranda da beklentilere paralel hareket eden Kurul; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korudu. Karar metninde makroekonomik göstergelere ve özellikle nisan-mayıs enflasyon trendlerindeki değişime yönelik yeni vurgular öne çıktı.

ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE MAYIS AYI RAHATLAMASI

Yeni yayımlanan karar metni ile bir önceki dönemin metni karşılaştırıldığında, enflasyonun yönüne dair Merkez Bankası'nın tonunda net bir değişim gözleniyor. Bir önceki metinde nisan ayına dair enflasyonun bir miktar yükseleceğine yönelik öncü risklere dikkat çekilirken, yeni açıklamada bu yükselişin gerçekleştiği teyit edildi.

Yeni metinde, yılın ilk aylarındaki yükselişin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğiliminin, mayıs ayında bir miktar gerilediği resmen ilan edildi. Bu durum, para politikasının gecikmeli etkilerinin ve sıkı duruşun sahaya yansımaya başladığının ilk sinyali olarak kayıtlara geçti.

İKTİSADİ FAALİYETTEKİ YAVAŞLAMA BELİRGİNLEŞTİ

Ekonominin genel gidişatına ve büyüme dinamiklerine yönelik değerlendirmelerde de ton değişikliği göze çarpıyor. Önceki metinde iktisadi faaliyette sadece genel bir yavaşlama işaretine ve bunun ikincil etkilerine değinilirken, yeni metinde çok daha somut veriler üzerinden konuşulduğu görülüyor.

Merkez Bankası, yılın ilk çeyreğine ait verilerin iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini net bir şekilde gösterdiğini belirtti. Ayrıca güncel öncü verilerin de iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği vurgulanarak, sıkılaşma adımlarının iç talebi dengeleme işlevini başarıyla sürdürdüğü ifade edildi.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE ENERJİ OYNAKLIĞI RADARDA

Küresel piyasaları ve maliyetleri doğrudan etkileyen jeopolitik gerilimler, Merkez Bankası'nın ana gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Önceki metinde jeopolitik gelişmelerin yurt içi enerji fiyatları ve maliyet kanalı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilirken, yeni metinde bu risklerin etki alanı daha da genişletildi.

Kurul, jeopolitik gelişmelerin artık sadece maliyet ve iktisadi faaliyet üzerinde değil, aynı zamanda "beklenti kanalı" üzerinden de enflasyon görünümüne olan etkilerini yakından takip ettiğini bildirdi. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin ve oynaklığın sürmesi, ihtiyatlı duruşun korunmasındaki en büyük gerekçelerden biri olarak kalmaya devam ediyor.

SIKILIK VE YÜZDE 5 HEDEFİNE TAM BAĞLILIK

Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar mevcut sıkı para politikası duruşunun tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini yineledi. Bu duruşun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini daha da güçlendireceği belirtildi. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun hiç tereddüt edilmeden daha da sıkılaştırılacağı uyarısı metindeki yerini korudu.

Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında bir hareketlilik görülmesi durumunda, parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği ve likidite yönetim araçlarının etkili biçimde kullanılacağı ifade edildi. Kurul, orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşma kararlılığını bir kez daha vurguladı.

KRİTİK TOPLANTI TAKVİMİ BELLİ OLDU

Piyasalar tarafından merakla beklenen Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti, beş iş günü içinde Merkez Bankası tarafından kamuoyuyla paylaşılacak. Bu kritik kararın ardından gözler, bankanın yılın geri kalanında gerçekleştireceği diğer kritik toplantılara çevrildi.

Merkez Bankası'nın 2026 yılı içerisindeki kalan PPK toplantı takvimine göre Kurul; 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde yeniden bir araya gelerek faiz politikasını ve makroekonomik gelişmeleri masaya yatırmaya devam edecek.

PİYASALAR FAİZ KARARINA NASIL TEPKİ VERDİ?

Merkez Bankası'nın haziran ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutması, ekonomi yönetiminin mevcut kâr odaklı sıkı duruşu koruyacağını düşünen finans çevreleri ve analistler tarafından tam anlamıyla öngörülen bir adımdı. Karar öncesinde de ekonomistlerin beklenti anketleri faizlerin değiştirilmeyeceği yönünde konsensüs sağlamıştı.

Tamamen beklentilerle uyumlu ve sürpriz içermeyen bu açıklamanın ardından finansal piyasalarda adeta yaprak kımıldamadı. Karar sonrasında döviz kurları, Borsa İstanbul ve tahvil piyasasında herhangi bir oynaklık yaşanmadı. Yatay seyrini sürdüren piyasalar, açıklanan karara olumlu ya da olumsuz sert bir refleks göstermezken, pas geçme adımının halihazırda fiyatların içinde yer aldığını teyit etmiş oldu.