Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), resmi blog sayfası "Merkezin Güncesi" üzerinden yayımladığı yeni analizinde, Mart 2026 itibarıyla devreye alınan "eşel mobil" sisteminin enflasyon dinamikleri üzerindeki kritik rolünü mercek altına aldı.

"Akaryakıt Fiyatlarında Eşel Mobil Mekanizması ve Enflasyona Olası Etkileri" başlığıyla yayımlanan çalışmada, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki oynaklığın iç piyasaya yansımasını sınırlayan bu mekanizmanın, hem doğrudan hem de dolaylı maliyet kanalları üzerinden enflasyonla mücadeleye nasıl katkı sağladığı detaylandırıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 31 090126

AKARYAKIT FİYATLARININ ENFLASYON SEPETİNDEKİ KRİTİK ROLÜ VE MALİYET GEÇİŞKENLİĞİ

Analizde paylaşılan verilere göre akaryakıt harcamaları, 2026 yılı tüketici sepetinde yüzde 3,21 gibi azımsanmayacak bir ağırlığa sahip bulunuyor. Akaryakıt fiyatlarında yaşanan değişimler, sadece bu pay üzerinden manşet enflasyonu doğrudan etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda ulaştırma hizmetleri ve işlenmemiş gıda başta olmak üzere pek çok sektörde üretim maliyetlerini artırarak dolaylı bir etki yaratıyor.

Merkez Bankası ekonomistleri, özellikle kamuoyu görünürlüğü yüksek olan bu fiyatlardaki ani hareketlerin, toplumdaki genel fiyatlama davranışlarını ve enflasyon beklentilerini bozucu bir rol oynadığına dikkat çekiyor. Bu durum, akaryakıt fiyat istikrarının sadece matematiksel bir hesaplama değil, beklenti yönetimi açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.

Ekran Görüntüsü 2026 03 31 090324

EŞEL MOBİL MEKANİZMASININ ÇALIŞMA PRENSİBİ VE VERGİ AYARLAMALARI

Sistemin işleyişine dair detayların verildiği yazıda, akaryakıt fiyatlarının; ürün fiyatı, bayi-dağıtıcı marjları, EPDK payı ve vergilerden oluştuğu anımsatıldı. Jeopolitik gelişmeler nedeniyle küresel petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişlerin, iç piyasadaki nihai pompa fiyatlarına yansımasını engellemek için vergi bileşeninin bir "amortisör" olarak kullanıldığı belirtildi.

2026 Şubat ayı itibarıyla benzin, motorin ve LPG içindeki ÖTV paylarının yüzde 21 ile yüzde 26 arasında değişmesi, bu mekanizmanın vergi indirimi yoluyla esnemesine imkan tanıyor. Böylece uluslararası maliyet artışları, vergi kaleminden feragat edilerek dengeleniyor ve fiyat oynaklığı minimize ediliyor.

PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN ENFLASYON ÜZERİNDEKİ SAYISAL ETKİLERİ

Merkez Bankası’nın güncel hesaplamaları, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın, eşel mobil sistemi olmadığı takdirde tüketici enflasyonunu 12 ay sonunda 1 puan, 24 ay sonunda ise 1,2 puan artırdığını ortaya koyuyor. 2026 yılı Enflasyon Raporu’nda Brent petrol fiyatı ortalama 58,8 dolar olarak öngörülürken, analizde petrol fiyatlarının 70 ila 90 dolar bandına çıktığı alternatif senaryolar değerlendirildi.

Yapılan simülasyonlar, petrolün 70 dolar olduğu bir senaryoda sistemin enflasyon üzerindeki baskıyı 1,3 puan azalttığını; fiyatların 90 dolara çıkması durumunda ise eşel mobilin enflasyonu düşürücü etkisinin 3,7 puana kadar ulaştığını gösteriyor.

Ekran Görüntüsü 2026 03 31 090139

DEZENFLASYON SÜRECİNE KATKI VE GELECEK ÖNGÖRÜLERİ

Yazının sonuç bölümünde, uluslararası enerji fiyatlarındaki gelişmelerin para politikasının doğrudan kontrol alanı dışında kaldığı vurgulanırken, eşel mobil mekanizmasının bu dışsal şoklara karşı güçlü bir kalkan oluşturduğu ifade edildi.

Mekanizma sayesinde, küresel kaynaklı maliyet artışlarının yurt içi fiyatlama davranışlarına sirayeti önemli ölçüde sınırlandırılabiliyor. Merkez Bankası, bu düzenlemenin Mart 2026’dan itibaren uygulanmasının, Türkiye’nin yürütmekte olduğu dezenflasyon sürecini destekleyen ve makroekonomik istikrarı koruyan temel unsurlardan biri olacağını değerlendiriyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber