İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısında bölge dengelerini değiştirecek yeni bir ittifak modelini duyurdu. "Altıgen İttifak Sistemi" olarak adlandırılan bu yeni yapı; Hindistan’dan Yunanistan’a, körfez ülkelerinden Asya’nın derinliklerine kadar uzanan geniş bir iş birliği ağını hedefliyor.

MODİ’NİN ZİYARETİ VE TEKNOLOJİK ORTAKLIK

Netanyahu, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin önümüzdeki Çarşamba günü İsrail’e gerçekleştireceği resmi ziyaretin kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu ziyaretin sadece diplomatik bir temas olmadığını vurgulayan İsrail Başbakanı; "ekonomik iş birliği, diplomatik iş birliği ve güvenlik iş birliği" konularının masada olacağını ifade etti. Özellikle teknoloji vurgusu yapan Netanyahu, "Bir başka özel iş birliği alanına da dikkat çekmek istiyorum. Yüksek teknoloji, yapay zeka ve kuantum alanlarında iş birliğini ilerleteceğiz" dedi.

ABD İLE TARİHİ BAĞLAR VE KİŞİSEL DOSTLUKLAR

İsrail’in geleneksel müttefiki ABD ile olan ilişkilerine de değinen Netanyahu, Başkan Donald Trump ile olan yakın diyaloğunun altını çizdi. "Trump ile benzersiz ve bana göre tarihi bir ittifakımız var" diyen Başbakan, bu güçlü bağın yeni ortaklıklar kurmaya engel olmadığını, aksine bu arayışları teşvik ettiğini belirtti. Modi ile olan kişisel dostluğuna atıfta bulunarak, "Biz kişisel dostuz; sık sık telefonla konuşuruz ve birbirimizi ziyaret ederiz. Akdeniz’in sularında birlikte yürüdük ve o zamandan bu yana Akdeniz’de, Ganj’da ve Ürdün’de çok sular aktı" ifadelerini kullandı.

RADİKAL EKSENLERE KARŞI "ALTIGEN" KALKANI

Netanyahu’nun konuşmasındaki en dikkat çekici bölüm ise bölgesel güvenlik mimarisine dair vizyonuydu. Orta Doğu’nun çevresinde bir "altıgen ittifak sistemi" oluşturacaklarını duyuran Başbakan, bu yapının Hindistan, Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı kapsayacağını, listede henüz açıklanmayan Asya ülkelerinin de bulunduğunu söyledi.

Bu hamlenin temel motivasyonunu ise şu sözlerle özetledi: "Buradaki amaç hem karşı karşıya olunan zorluklar ve hedefler konusunda aynı görüşü paylaşan ülkelerden oluşan bir eksen oluşturmak hem de çok sert şekilde vurduğumuz radikal Şii eksenine ve ortaya çıkan radikal Sünni eksenine karşı durmaktır. Tüm bu ülkeler farklı bir bakış açısını paylaşıyor. Aramızdaki iş birliği büyük sonuçlar doğurabilir. Elbette dayanıklılığımız ve geleceğimizi güvence altına alabilir."